TMK 187. Madde
(1) (İptal cümleler: Anayasa Mahkemesi’nin 22/2/2023 Tarihli ve E.: 2022/155, K.: 2023/38 sayılı Kararı ile.)
TMK 187. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 153 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında 14.5.1997 tarihli ve 4248 sayılı Kanunla yapılan değişiklik aynen alınmış, böylece evlenen kadınların kocalarının soyadınıalmakla beraber, dilerlerse evlendirme memuruna ve ya daha sonra nüfus idaresine yapacaklarıyazılıbaşvuruyla kocalarının soyadının önünde evlenmeden önceki soyadlarınıkullanmalarına olanak sağlanmıştır. Ancak daha önce iki soyadıkullanan kadınlar, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabileceklerdir. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasımaddeye alınmamış, madde tek fıkra hâ line getirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 187, evlenen kadının soyadını düzenleyen hükümdü; ancak maddedeki cümleler Anayasa Mahkemesi’nin 22/2/2023 tarihli ve E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptalden önceki düzenleme, kadının evlenmekle kocasının soyadını alacağını, dilerse evlendirme memuruna veya nüfus idaresine yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde evlenmeden önceki soyadını da kullanabileceğini öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi, kadını evlilikte kocanın soyadını taşımaya zorlayan ve yalnızca ikili soyad kullanımına izin veren bu düzenlemeyi, Anayasa’nın eşitlik ilkesini güvenceye alan 10. maddesine ve özel hayata saygı ile kişinin maddi-manevi varlığını koruma hakkına ilişkin hükümlerine aykırı bularak iptal etmiştir. Karar, daha önceki AİHM içtihatlarıyla da uyumludur.
İptal kararının sonucu, kadının evlenmekle kendi soyadını koruyabilmesi, kocasının soyadını alma zorunluluğunun ortadan kalkmasıdır. İptal hükmünün yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulamada kadın, evlenirken bekarlık soyadını tek başına taşıyabilmekte, dilerse eşinin soyadını ekleyebilmektedir; bu konuda Nüfus Hizmetleri Kanunu ve nüfus idaresinin işlemleri belirleyici hale gelmiştir. Bu dönüşüm, yalnızca yeni evlenecek kadınları değil, daha önce iptal edilen hükme tabi olarak kocasının soyadını taşımak zorunda kalmış kadınları da ilgilendirir; zira kararla birlikte mahkeme yoluyla veya idari başvuruyla bekarlık soyadına dönüş talepleri için hukuki zemin güçlenmiştir. Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını bağladığından, idare bu karara uygun davranmak zorundadır.
Bu hukuki gelişmenin pratik sonucu, kişilik hakkının bir parçası olan soyadının korunmasında cinsiyete dayalı ayrımın giderilmesidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, soyadının kişinin kimliğinin ve manevi varlığının ayrılmaz bir unsuru olduğunu, kadına yüklenen zorunlu soyad değişikliğinin haklı bir gerekçeye dayanmadığını vurgulamıştır. Somut bir örnekle: evlenmeden önce mesleki hayatında kendi soyadıyla tanınan bir kadın, iptal kararından sonra evlendiğinde bekarlık soyadını koruyabilir ve eşinin soyadını almaya zorlanamaz; nüfus idaresine başvurarak yalnızca kendi soyadıyla işlem görebilir. Böylece TMK Madde 187’nin yarattığı eski eşitsizlik, anayasal yargı denetimiyle giderilmiş ve eşler arasında soyad bakımından denge kurulmuştur.
