TMK ▸ Madde 202

TMK 202. Madde

(1) Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.

(2) Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

TMK 202. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 170 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarıdan alınarak dil açısından sadeleştirilmiştir. Yürürlükteki Kanunda eşler arasındaki yasal mal rejiminin “mal ayrılığı” olduğu belirtilmiştir. Evlilik birliği sona erdiğinde, mal ayrılığırejiminin eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı, özellikle meslek sahibi kocanın lehine işlediği, ev işlerini yapan ve hatta kocasına mesleğinin icrasında yardımcıolan kadının durumunu hiçnazara almadığı, meslek çevrelerinde ve kamu oyunda ağır eleştirilere uğramıştır. Bu nedenle, “edinilmişmallara katılma” başlığıaltında yeni bir mal rejimi düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, eşler arasındaki yasal mal rejiminin “edinilmişmallara katılma” olduğu belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, eşler mal rejimi sözleşmesi yaparak kanunda belirtilen diğer mal rejimlerinden birisini seçebileceklerdir.

Açıklama

TMK Madde 202, eşler arasında uygulanacak yasal mal rejimini belirleyerek aile mal hukukunun temel tercihini ortaya koyar. Birinci fıkraya göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; ikinci fıkraya göre eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. Bu hüküm, edinilmiş malları ve kişisel malları tanımlayan TMK m.219 ve m.220 ile tasfiye usulünü düzenleyen m.231 ve devamı maddelerle birlikte okunmalıdır. Madde gerekçesinde, eski Kanun döneminde yasal rejim olan mal ayrılığının evlilik sona erdiğinde özellikle ev işlerini gören veya eşine mesleğinde karşılıksız yardım eden kadın aleyhine büyük haksızlıklar doğurduğu, bu nedenle ‘edinilmiş mallara katılma’ başlıklı yeni bir yasal rejimin benimsendiği açıkça belirtilmiştir.

Uygulama mekanizması, evlilik içinde edinilen malların tasfiye anında eşler arasında yarı yarıya paylaşılması esasına dayanır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eşin malvarlığı edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak ayrılır; eşin emeğiyle elde ettiği gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler edinilmiş mal sayılır. Evlilik sona erdiğinde her eş, diğerinin edinilmiş mallarının net değeri üzerinden hesaplanan katılma alacağını talep edebilir. Eşler bu asıl rejim yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimini seçmek isterlerse, TMK m.205’teki noter şekline ve m.204’teki ehliyet şartına uygun bir sözleşme yapmak zorundadır. Sözleşme yapılmadığı sürece, evlenme tarihinden itibaren kendiliğinden edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.

Yasal rejimin sonucu, boşanma, iptal veya ölümle evliliğin sona ermesi hâlinde katılma alacağı ve değer artış payı taleplerinin gündeme gelmesidir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, 1 Ocak 2002 sonrasında edinilen mallar bakımından bu rejimin uygulanacağını, bu tarihten önce edinilen mallar için ise geçiş hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: evlilik birliği içinde, eşlerden biri çalışırken diğeri ev işlerini görmüş ve bu dönemde erkek adına bir daire satın alınmışsa, boşanma hâlinde ev işlerini gören eş, ayrı bir katkı kanıtlamak zorunda kalmaksızın bu dairenin tasfiye değerinin yarısı oranında katılma alacağı talep edebilir. İşte TMK Madde 202’nin getirdiği bu yasal rejim, evlilik içindeki görünmeyen emeği hukuken görünür kılarak eşler arasında ekonomik adaleti sağlamayı amaçlar.