TMK ▸ Madde 213
Madde 212
MADDE 213

D. Alacaklıların korunması

Madde 214

TMK 213. Madde

(1) Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz.

(2) Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak, söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde, bu ölçüde kendisini sorumluluktan kurtarabilir.

TMK 213. Madde Gerekçesi

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 193 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli Öntasarının 173 üncü maddesinde de aynıdüzenleme getirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası, yürürlükteki Kanunun 171 inci maddesinin son cümlesiyle 180 inci maddenin birinci fıkrasınıkarşılamaktadır. Bu iki hüküm de mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi ve tasfiyesinin eşlerden birinin ve ya ortaklığın alacaklısının haklarının ihlâ l edilmesini önlemeye yönelik olduğundan, maddede tek fıkrada birleştirilmiştir. Böylece, alacaklıların tatminine konu olabilecek malların, mal rejimindeki değişiklikler dolayısıyla tatmine konu olmaktan çıkarılmasıönlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, yürürlükteki Kanunun 180 inci maddesinin ikinci fıkrasınıkarşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 213, mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesinin, eşlerden birinin ya da ortaklığın alacaklılarının haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışına çıkaramayacağını hükme bağlayarak alacaklıları korur. Bu düzenleme, eşlerin mal rejimi üzerinde tasarruf serbestisini, üçüncü kişi alacaklıların zarar görmemesi ilkesiyle sınırlandırır ve mal rejimindeki değişikliklerin bir tür alacaklıdan kaçırma aracına dönüşmesini engeller. Hüküm, TMK’nın 205. maddesindeki sözleşme serbestisi ile İcra ve İflas Kanunu’ndaki tasarrufun iptali davalarını tamamlayıcı bir koruma getirir; eşler rejimlerini diledikleri gibi belirleyebilirler, ancak bu serbestî alacaklıların takip imkânını ortadan kaldıramaz.

Maddenin işleyişinde temel kural, alacaklının tatminine konu olabilecek malların, mal rejimindeki değişiklik nedeniyle takip dışı bırakılamamasıdır. Eşler edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına geçseler ya da rejimi tasfiye etseler dahi, alacaklının daha önce üzerinden hakkını alabileceği mallar, bu işlemlerle dokunulmaz hâle gelmez. Maddenin ikinci fıkrası, rejim değişikliği sonucu kendisine mal geçen eşin durumunu düzenler: bu eş, intikal eden mallarla sınırlı olarak değil, borçlardan kişisel olarak sorumlu tutulur. Ancak söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ederse, bu ölçüde sorumluluktan kurtulabilir; böylece eşe geçen malvarlığını aşan kişisel bir yük yüklenmesi önlenir. İspat yükü, sorumluluktan kurtulmak isteyen eşin üzerindedir.

Hükmün sonucu, alacaklıların rejim değişikliğine rağmen mallar üzerinde takip yapabilmesi ve kendisine mal geçen eşin bu mallar ölçüsünde borçtan sorumlu olmasıdır. Yargıtay, mal rejimi değişikliğiyle malvarlığının eşler arasında kaydırıldığı ve alacaklının zarara uğratıldığı uyuşmazlıklarda, bu işlemlerin alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğini kabul etmektedir. Somut örnek: ticari borçları bulunan koca, alacaklıların takibinden önce mal rejimi sözleşmesiyle üzerindeki bir taşınmazı tasfiye yoluyla eşine bırakırsa, alacaklı yine de bu taşınmaza yönelebilir; taşınmazı devralan kadın, devraldığı malın değeri ölçüsünde borçtan kişisel olarak sorumlu olur ve ancak malın borcu karşılamaya yetmediğini ispatlarsa bu ölçüde sorumluluktan kurtulur.

Madde 212
MADDE 213

D. Alacaklıların korunması

Madde 214