TMK ▸ Madde 212
Madde 211
MADDE 212

III. Önceki rejimin tasfiyesi

Madde 213

TMK 212. Madde

(1) Mal ayrılığına geçildiği takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşler arasında önceki mal rejiminin tasfiyesi, bu rejime ilişkin hükümlere göre yapılır.

TMK 212. Madde Gerekçesi

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 192 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede mal ayrılığına geçildiği takdirde önceki mal rejiminin tasfiyesi öngörülmüş, tasfiyeyi eşlerin kendilerinin yapacakları ve bu konuda eşlerin o ana kadar tâ bi olduklarımal rejimi hükümlerinin uygulanacağıkabul edilmiştir. Ancak kanunda aksinin öngörülmüşolduğu hâ ller maddede saklıtutulmuştur.

Açıklama

TMK Madde 212, mal ayrılığına geçildiği takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşler arasındaki önceki mal rejiminin tasfiyesinin, o rejime ilişkin hükümlere göre yapılacağını düzenler. Bu hüküm, bir mal rejiminden mal ayrılığına geçişin, sona eren rejimin hesaplaşmasını gerektirdiğini ve bu hesaplaşmanın hangi kurallara tabi olacağını belirleyen bir geçiş normudur. Düzenlemenin temel mantığı, tasfiyenin yeni geçilen mal ayrılığı rejimine göre değil, sona eren rejimin kendi tasfiye kurallarına göre yürütülmesidir; çünkü tasfiye edilecek olan, geçmişte yaşanan rejimin doğurduğu malvarlığı ilişkileridir. Hüküm, TMK’nın 225 ve devamı maddelerindeki edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile mal ortaklığının tasfiyesine ilişkin hükümlerle birlikte uygulanır.

Maddenin işleyişinde, mal ayrılığına geçiş ister eşlerin iradesiyle ister hâkim kararıyla ya da kanundan ötürü gerçekleşsin, önceki rejimin tasfiyesi o rejimin hükümlerine göre yapılır. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminden mal ayrılığına geçilmişse, katkı payı ve değer artış payı alacaklarının hesaplanması, artık değere katılma alacağının belirlenmesi gibi işlemler katılma rejiminin kurallarıyla yürütülür. Kural olarak tasfiyeyi eşlerin kendileri yapar; anlaşamadıkları takdirde hâkimden tasfiye istenir. Maddedeki çekince, kanunun aksini öngördüğü hâlleri saklı tutmasıdır; bazı durumlarda kanun, tasfiyenin farklı bir esasa göre yapılmasını öngörebilir ve bu hâllerde özel hüküm önceliklidir.

Hükmün uygulanmaması ya da tasfiyenin yanlış rejim kurallarına göre yapılması, alacakların hatalı hesaplanmasına ve eşlerden birinin hak kaybına uğramasına yol açar. Yargıtay, mal ayrılığına geçiş sonrasındaki tasfiyelerde, sona eren rejimin kendi tasfiye hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve karışık hesaplamalardan kaçınılması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Somut örnek: 2002 sonrası edinilmiş mallara katılma rejiminde evli olan çift, hâkim kararıyla mal ayrılığına geçtiğinde, geçiş tarihine kadar oluşan artık değer katılma rejimi hükümlerine göre hesaplanır; geçişten sonra her eşin edindiği mallar ise artık mal ayrılığı esasına tabi olur ve tasfiye dışında kalır.

Madde 211
MADDE 212

III. Önceki rejimin tasfiyesi

Madde 213