TMK ▸ Madde 216

TMK 216. Madde

(1) Eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmî senetle yapılmasını isteyebilir.

(2) Bu envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmış olmadıkça bu envanterin doğru olduğu kabul edilir.

TMK 216. Madde Gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 195 inci maddesi hükmünden alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasıeşlerden her birine diğerinden mallarının envanterinin resmî bir senetle tespit edilmesini isteme yetkisini tanımıştır. İstemede bulunulan eş, noterce resmî senedin düzenlenmesine katılmakla yükümlüdür. İkinci fıkrada böyle bir envanterin malların getirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmışolmasıhâ linde, karine olarak bunun doğru olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda ispat yükü, bu envanterin doğru olmadığınıiddia eden eşe düşecektir.

Açıklama

TMK Madde 216, eşlerin her birine, diğerinden her zaman mallarının resmî senetle envanterinin yapılmasını isteme yetkisi tanıyarak mal rejiminin işlemesi sırasında ortaya çıkan ispat sorunlarına karşı önleyici bir araç getirir. Envanter, eşlerin kişisel mallarıyla edinilmiş mallarının ayrımına ve özellikle TMK’nın 222. maddesindeki ispat kurallarına temel oluşturur; çünkü mal rejiminin tasfiyesinde hangi malın hangi eşe ait olduğunun belirlenmesi çoğu zaman uyuşmazlığın merkezindedir. Hükmün resmî senet biçimini zorunlu kılması, envanterin noterce düzenlenmesini ve bu sayede belgenin güçlü bir delil değeri taşımasını sağlar. Bu yönüyle madde, TMK’nın 205. maddesindeki mal rejimi sözleşmesinin şekli ile birlikte aile malvarlığı ilişkilerinde belge güvenliğini güçlendiren bir düzenlemedir.

Uygulamada eşlerden biri envanter düzenlenmesini istediğinde, talep edilen eş notere başvurarak resmî senedin düzenlenmesine katılmakla yükümlüdür; bu, sadece bir hak değil, karşı eş bakımından da bir iş birliği ödevi doğurur. Envanter, malların türünü, niteliğini, edinme tarihini ve değerini kapsar; böylece evliliğin herhangi bir aşamasında malvarlığının durumu kayda geçirilmiş olur. Maddenin ikinci fıkrası önemli bir karine getirir: envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmadıkça doğru kabul edilir. Bu bir yıllık süre, malların eve ya da ortak yaşama dâhil edilmesinden itibaren işler ve karinenin doğmasını süreye bağlar.

Karinenin sonucu, ispat yükünün yer değiştirmesidir; bir yıl içinde düzenlenmiş envantere itiraz eden eş, içeriğin gerçeğe aykırı olduğunu kanıtlamak zorunda kalır ve bu kanıtı sunamazsa envanterdeki tespitlerle bağlı olur. Bir yıllık süre geçtikten sonra yapılan envanterde ise bu güçlü karine doğmaz, belge yalnızca takdiri delil değeri taşır. Yargıtay, mal rejimi tasfiyesi davalarında resmî envanterin bulunduğu hâllerde kişisel mal iddiasının bu belgeyle desteklenmesini aramakta, envanteri güçlü bir delil olarak değerlendirmektedir. Somut örnek: evlenirken babasından miras kalan altınları evliliğin ilk yılında noterde envantere geçiren kadın, yıllar sonra boşanma ve tasfiye aşamasında bu altınların kişisel malı olduğunu kolaylıkla ispatlar; karşı taraf ancak envanterin gerçeğe aykırı düzenlendiğini kanıtlayabilirse bu sonuçtan kurtulabilir.