TMK ▸ Madde 218

TMK 218. Madde

(1) Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.

TMK 218. Madde Gerekçesi

Edinilmişmallara katılma rejimi, İsviçre Medenî Kanununda 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe giren bir değişiklikle, bu ülkede “yasal mal rejimi” olarak kabul edilmiştir. Yürürlükteki Kanunda eşler arasındaki yasal mal rejiminin “mal ayrılığı” olduğu belirtilmiştir. Evlilik birliği sona erdiğinde, mal ayrılığırejiminin eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı, özellikle meslek sahibi kocanın lehine işlediği ve ev işlerini yapan ve hatta kocasına mesleğinin icrasında yardımcıolan kadının durumunu hiçnazara almadığı, meslek çevrelerinde ve kamu oyunda ağır eleştirilere uğramıştır. Bu nedenle, “edinilmişmallara katılma” rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Yürürlükteki Kanunda bu konuda hüküm olmadığıcihetle, edinilmişmallara katılma rejimine ilişkin bütün hükümler, İsviçre Medenî Kanunundan çeviri suretiyle alınmıştır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 196 ncı maddesinin karşılığıdır. Bu hükümle, edinilmişmallara katılma rejiminde eşlerin iki grup malıolduğu kabul edilmiştir. Bunlar, edinilmişmallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarıdır. Eşlerden her biri evlilik birliğinin devamısüresince her iki grup mal üzerinde de mülkiyet hakkına sahip olduğundan, bu mallar üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarrufta bulunma haklarıkendilerine aittir.

Açıklama

TMK Madde 218, edinilmiş mallara katılma rejiminin kapsamını belirleyerek bu rejimin yapı taşlarını ortaya koyar. Tek fıkralık hüküm, edinilmiş mallara katılma rejiminin edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsadığını belirtir. Böylece rejimde iki temel mal grubu kabul edilmiştir: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Bu rejim, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi haline gelmiş; önceki Kanun döneminde geçerli olan ve özellikle ev emeği veren eşin durumunu gözetmeyen mal ayrılığı rejiminin yerini almıştır. Hüküm, edinilmiş malları tanımlayan TMK m.219, kişisel malları sayan m.220 ve sözleşmeyle kapsam değişikliğini düzenleyen m.221 ile birlikte rejimin çerçevesini tamamlar; rejime ilişkin genel kuralların başlangıç maddesini oluşturur.

Uygulamada bu maddenin getirdiği iki grup ayrımı, hem evlilik süresince hem de tasfiye anında belirleyicidir. Eşlerden her biri, evlilik birliğinin devamı süresince hem edinilmiş hem kişisel malları üzerinde mülkiyet hakkına sahip kalır; dolayısıyla bu mallar üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisi TMK m.223 uyarınca kendisine aittir. Edinilmiş mallara katılma, evlilik süresince ortak mülkiyet doğurmaz; ortaklık ancak tasfiye anında ekonomik bir hesaplaşmaya, yani katılma alacağına dönüşür. Bu nedenle iki grup malın doğru tanımlanması, tasfiyenin temelini oluşturur: yalnızca edinilmiş mallar katılma alacağına konu olurken, kişisel mallar paylaşım dışında kalır. Eşler dilerse mal rejimi sözleşmesiyle bu yasal rejim yerine paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı veya mal ayrılığı rejimlerinden birini seçebilir; aksi halde kanunen bu rejim uygulanır.

Bu düzenlemenin sonucu, Türk aile hukukunda evlilik süresince oluşan ekonomik değerlerin tasfiyede iki eş arasında adil biçimde paylaştırılmasına zemin hazırlanmasıdır; rejim, özellikle ev emeği veren eşin korunmasını amaçlar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, 1 Ocak 2002’den sonra başlayan evliliklerde aksine sözleşme yoksa TMK Madde 218 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanacağını, bu rejimin edinilmiş mallar ile kişisel malları kapsadığını ve tasfiyede yalnızca edinilmiş malların katılma alacağına esas alınacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: 2010’da mal rejimi sözleşmesi yapmaksızın evlenen çiftte, eşlerden birinin evlilik süresince edindiği taşınmazlar edinilmiş mal, evlenmeden önce sahip olduğu veya miras kalan mallar ise kişisel mal sayılır ve tasfiye bu ayrım üzerinden yürütülür.