TMK 220. Madde
(1) Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras
yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.
TMK 220. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 198 inci maddesinde olduğu gibi, yasa gereği kişisel mallardan sayılan değerleri düzenlemektedir. Maddenin (1) numaralıbendinde eşlerin sadece kişisel kullanımına yarayan eş ya kişisel mal sayılmıştır. Eşlerin giysileri, saati, çantası, spor alet ve malzemeleri, ziynet eşyasıbunlara örnek verilebilir. Bunlar evlilik birliğinin başlangıcında mevcut olabileceği gibi karşılıksız olarak sonradan da edinilmişolabilir. Hatta, karşılığıedinilmişmallardan da ödenmişolabilir. Ancak bu hâ lde diğer eşin denkleştirme isteminde bulunmasıhakkısaklıdır. Maddenin (2) numaralıbendinde eşlerin edinilmişmallara katılma rejiminin başlangıcında sahip olduklarıve ya bu rejimin kurulmasından sonra miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği tüm malvarlığıdeğerleri kişisel mallardan sayılmıştır. Maddenin (3) numaralıbendi, eşin kişisel durumu göz önünde tutulmak suretiyle ödendiği, onun acı, üzüntü ve ızdırabısonucu tamamen kişisel nitelikteki zararlarının karşılığıolduğu göz önünde tutulmak suretiyle, manevî tazminat alacaklarının da kişisel mal olduğunu kabul etmiştir. Maddenin (4) numaralıbendinde, tüm kişisel malların herhangi bir şekilde el ya da şekil değiştirmesi hâ linde, onun yerine geçen ikame değerlerin de kişisel mal olacağıkabul edilmiştir. Bir malın tahrip edilmesi dolayısıyla elde edilen sigorta tazminatıve ya sair tazminat ya da kamulaştırma karşılığı olarak ödenen meblağbura ya girer.
Açıklama
TMK Madde 220, edinilmiş mallara katılma rejiminde kanun gereği kişisel sayılan malları sınırlı biçimde sayar ve böylece tasfiye dışında kalacak malvarlığı değerlerini belirler. Maddeye göre kişisel mallar şunlardır: eşin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya; rejimin başlangıcında eşe ait olan veya sonradan miras ya da herhangi bir karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri; manevî tazminat alacakları; ve kişisel malların yerine geçen değerler. Bu hüküm, edinilmiş malları sayan TMK m.219 ile zıt-kutup oluşturur ve ispat karinelerini düzenleyen m.222 ile birlikte uygulanır. Sözleşmeyle bu kapsamın değiştirilebilmesi ise m.221’de düzenlenmiştir. Maddedeki sayım, katılma alacağının hangi mallar üzerinden hesaplanmayacağını gösterdiği için tasfiyenin temel ayraçlarından biridir.
Uygulamada bu kalemlerin her birinin ayrı bir işlevi vardır. Kişisel kullanıma yarayan eşya kategorisine giysiler, saat, çanta, spor malzemesi ve ziynet eşyası girer; bunlar edinilmiş malla finanse edilmiş olsa bile kişisel mal sayılır, ancak bu halde diğer eşin TMK m.230 uyarınca denkleştirme isteme hakkı saklıdır. Miras veya bağış yoluyla karşılıksız edinilen mallar ise kökeni itibarıyla eşin bireysel malvarlığına aittir ve paylaşıma girmez; bunun ispatı m.222 uyarınca iddia eden eşe düşer. Manevî tazminat alacakları, kişinin acı ve elemine bağlı tamamen kişisel nitelikte olduğundan kişisel mal kabul edilir; buna karşılık maddi tazminatların bir kısmı edinilmiş mal olabilir. Dördüncü kalem ise ikame ilkesini kurar: kişisel bir malın satışından, kamulaştırılmasından veya sigorta tazminatından elde edilen değer de kişisel mal olarak nitelendirilir ve bu nitelik el ya da şekil değiştirmeyle kaybolmaz.
Bu düzenlemenin sonucu, sayılan değerlerin tasfiye hesabının tamamen dışında tutulması ve yalnızca edinilmiş malların katılma alacağına konu olmasıdır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, miras veya bağış yoluyla edinilen malların ve bunların yerine geçen ikame değerlerin TMK Madde 220 uyarınca kişisel mal sayıldığını, ziynet eşyasının kural olarak kadının kişisel malı kabul edildiğini ve bu nitelikteki malların katılma alacağı hesabına katılmayacağını istikrarla benimsemektedir. Somut bir örnek: eşin babasından miras kalan tarlayı satıp bedeliyle bir daire alması halinde, daire kişisel malın yerine geçen ikame değer olarak yine kişisel mal sayılır ve diğer eşin katılma alacağına dahil edilmez; ancak ikame ilişkisinin para akışıyla ispatlanması gerekir.
