TMK ▸ Madde 242
Madde 241
MADDE 242

A. Yönetim, yararlanma ve tasarruf

Madde 243

TMK 242. Madde

(1) Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.

TMK 242. Madde Gerekçesi

Maddeyle eşlerin seçimlik rejim olarak mal ayrılığısistemini seçebilme olanağı getirilmiştir. Ülkemizde genişbir uygul ama alanıbulan ve uzun yıllardan beri toplum 47 tarafından yakından bilinen yürürlükteki Kanunda mevcut mal ayrılığırejiminin tercih edilmesi mümkündür. Eşlere bu olanağın tanınmasıamacıyla İsviçre’de olduğu gibi klasik mal ayrılığırejimi, seçimlik rejim olarak kabul edilmiştir. Bu durumda eşlerin herbiri kendi malvarlığının yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisine sahiptir. Ancak, söz konusu yönetim ve yararlanma hakkımaddede belirtildiği üzere “yasal sınırlar” içerisinde mevcuttur. Örneğin hâ kim, evlenmenin genel hükümlerinde öngörüldüğüüzere, bu rejimde de eşlerden birisinin istemi üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağıparasal katkıyıbelirleyebilir (m.196) ve ya ailenin korunmasıamacıyla eşlerin kendi malvarlıklarıüzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayabilir.

Açıklama

TMK Madde 242, eşlerin sözleşmeyle seçebileceği rejimlerden biri olan mal ayrılığında yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisinin temel kuralını koyar. Hükme göre mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Bu düzenleme, klasik mal ayrılığı sistemini Türk hukukunda seçimlik (sözleşmesel) rejim olarak konumlandırır. Gerekçe, ülkemizde uzun yıllar uygulanmış ve toplumca yakından bilinen eski Kanun’daki mal ayrılığı rejiminin, İsviçre’de olduğu gibi seçimlik rejim olarak korunduğunu belirtir. Eşler, evlenirken veya evlilik sırasında düzenleyecekleri mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma yerine bu rejimi tercih edebilir. Mal ayrılığında her eşin malvarlığı tamamen kendisine ait kalır ve eşit paylaşım söz konusu olmaz; bu yönüyle paylaşmalı mal ayrılığından da ayrılır.

Uygulama mekanizması bakımından mal ayrılığında her eş, kendi malvarlığının yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisine tek başına sahiptir; diğer eşin onayına gerek olmadan mallarını kullanabilir, gelirlerini elde edebilir ve devredebilir. Ancak madde, bu yetkilerin yalnızca yasal sınırlar içerisinde geçerli olduğunu açıkça vurgular. Gerekçenin de örneklediği gibi, hâkim evlilik birliğinin genel hükümleri çerçevesinde, eşlerden birinin istemi üzerine ailenin geçimine her birinin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir (TMK m.196); ayrıca ailenin korunması amacıyla eşlerin kendi malvarlıkları üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayabilir. Aile konutuna ilişkin TMK 194 hükmü de bu sınırların başında gelir. Böylece mal ayrılığında geçerli olan tam malî bağımsızlık, ailenin ekonomik menfaatleri ve birliğin korunması gerektiğinde yasal müdahalelerle dengelenir; yetki mutlak değil, çerçevelenmiş bir serbestliktir.

Sonuçları itibarıyla bu hüküm, mal ayrılığını seçen eşlere malları üzerinde geniş bir bağımsızlık tanırken, rejimin sona ermesinde kural olarak eşit paylaşım veya katılma alacağı doğmaması sonucunu da beraberinde getirir; her eş kendi malını alır. Bu nedenle mal ayrılığı, ekonomik açıdan güçsüz eşi yasal rejime göre daha az koruyan bir tercihtir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, sözleşmeyle mal ayrılığı seçilmesi hâlinde eşler arasında katılma alacağı doğmayacağını, ancak katkı payı veya genel hükümlere dayalı taleplerin saklı kalabileceğini kabul eder. Somut bir örnekle: evlenirken noterde düzenledikleri sözleşmeyle mal ayrılığını seçen eşlerden her biri, evlilik boyunca kendi adına edindiği taşınmaz ve birikimler üzerinde TMK Madde 242 uyarınca tam tasarruf yetkisine sahip olur; boşanmada bu mallar paylaşıma girmez, fakat aile konutu niteliğindeki taşınmazın devri yine diğer eşin rızasına bağlı kalır.

Madde 241
MADDE 242

A. Yönetim, yararlanma ve tasarruf

Madde 243