TMK ▸ Madde 244

TMK 244. Madde

(1) Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.

TMK 244. Madde Gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 247 nci maddesini karşılamaktadır. Yeni düzenlenen “paylaşmalımal ayrılığı” rejimine ilişkin bu hükümle, eşlerin ilke olarak kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarınıkoruduğu kabul edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 244, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde malvarlığının yönetimi, ondan yararlanma ve tasarruf yetkisinin hangi eşe ait olduğunu genel ilke olarak belirler. Hükme göre eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Bu düzenleme, paylaşmalı mal ayrılığının özünü oluşturan malvarlıklarının ayrılığı ilkesini ortaya koyar: evlilik, eşlerin malları üzerindeki tek başına karar verme yetkisini kural olarak ortadan kaldırmaz. Gerekçe, hükmün İsviçre Medenî Kanunu’nun 247. maddesinden alındığını ve yeni düzenlenen bu rejim için temel bir başlangıç kuralı olduğunu belirtir. Madde, 245. maddedeki ispat, 246. maddedeki borçlardan sorumluluk ve 250. maddedeki paylaşım hükümleriyle birlikte rejimin bütününü kuran çerçeveyi oluşturur ve her eşin malî bağımsızlığını güvence altına alır.

Uygulama mekanizması bakımından her eş, kendi adına kayıtlı taşınmazları, banka hesaplarını, araçları ve diğer malvarlığı değerlerini diğer eşin onayına gerek olmaksızın yönetebilir, kullanabilir ve devredebilir; örneğin kendi taşınmazını satabilir, kiraya verebilir veya üzerinde rehin kurabilir. Ne var ki bu yetki sınırsız değildir; madde bu yetkilerin yalnızca yasal sınırlar içerisinde geçerli olduğunu açıkça vurgular. Bu sınırların başında aile konutuna ilişkin TMK 194 gelir: aile konutu olarak özgülenen taşınmaz üzerinde malik eş bile, diğer eşin açık rızası olmadan tek başına tasarrufta bulunamaz, konutu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Ayrıca evlilik birliğinin korunmasına ilişkin hükümler uyarınca hâkim, ailenin ekonomik varlığının tehlikeye düşmesi hâlinde bir eşin tasarruf yetkisini belirli mallar bakımından sınırlandırabilir.

Sonuçları itibarıyla bu hüküm, eşlerin malî özerkliğini koruyan temel kuralı koyarken, aile birliğinin menfaatleri lehine getirilen istisnalarla dengelenir; yasal sınırlara aykırı tasarruflar geçersiz sayılabilir veya iptale tabi tutulabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, eşlerin kendi malları üzerindeki tasarruf serbestisini kabul etmekle birlikte, aile konutu niteliğindeki taşınmazlarda diğer eşin rızası bulunmadan yapılan devir işlemlerinin geçersizliğine hükmeder. Somut bir örnekle: paylaşmalı mal ayrılığına tabi eşlerden biri, kendi adına kayıtlı ve yatırım amacıyla tuttuğu bir arsayı diğer eşin onayı olmadan satabilirken; aynı eş, aile konutu olarak kullanılan ve bu niteliği şerhle veya fiilen sabit olan daireyi, TMK Madde 244’teki yasal sınır gereği diğer eşin açık rızası olmaksızın geçerli biçimde devredemez.