TMK 246. Madde
(1) Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.
TMK 246. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 249 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda iki fıkra olan 187 nci madde tek fıkra hâ linde İsviçre Medenî Kanununun 249 uncu maddesine uygun olarak kaleme alınmıştır. Madde sadeleştirilmek suretiyle, eşlerden her birinin kendi borçlarından dolayıbütün malvarlığıyla sorumlu olduğu belirtilmiştir. Eşlerin kendi borçları, evlilikten önce ve/ve ya evliliğin devamısüresince edindiği tüm borçlarıkapsar. Ancak, eşlerden birinin 189 uncu madde çerçevesinde evlilik birliğini temsilen yaptığıborçlardan, üçüncükişilere karşımüteselsilen sorumlu olacaklarıtabiî dir. Evi geçindirme yükümünün koca ya ait olduğuna ilişkin hüküm kaldırıldığından, yürürlükteki Kanunun 187 nci maddesinin ikinci fıkrasıhükmüne gerek kalmamıştır.
Açıklama
TMK Madde 246, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde borçlardan sorumluluğu düzenler ve eşlerden her birinin kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumlu olduğunu hükme bağlar. Bu düzenleme, rejimin temelindeki malvarlıklarının ayrılığı ilkesinin doğal sonucudur: her eş kendi mallarını yönetip onlardan yararlandığı gibi (m.244), kendi yarattığı borçlardan da tek başına ve sınırsız biçimde sorumludur. Gerekçe, hükmün İsviçre Medenî Kanunu’nun 249. maddesinden alındığını ve eski Medenî Kanun’un 187. maddesinin tek fıkra hâline getirildiğini belirtir. Eşin kendi borçları kavramı, evlilikten önce doğmuş borçlarla evliliğin devamı süresince kendi adına edindiği tüm borçları kapsar. Bu hüküm, eşlerin malvarlıklarının birbirinden bağımsız tutulduğu paylaşmalı mal ayrılığı sisteminin alacaklılar karşısındaki temel sorumluluk kuralını oluşturur.
Uygulama mekanizması bakımından kural, bir eşin alacaklısının yalnızca borçlu eşin malvarlığına başvurabilmesi, diğer eşin mallarına dokunamamasıdır. Eşler arasında borç bakımından kendiliğinden bir dayanışma (müteselsil sorumluluk) doğmaz. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: eşlerden biri TMK 188 ve 189 çerçevesinde evlilik birliğini temsilen, ailenin sürekli ihtiyaçları için işlem yapmışsa, bu borçlardan eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur. Gerekçenin de işaret ettiği gibi, evi geçindirme yükümünün yalnızca kocaya ait olduğuna dair eski hüküm kaldırıldığından, cinsiyete dayalı bir borç sorumluluğu ayrımı da ortadan kalkmıştır. Böylece her iki eş, ailenin günlük ihtiyaçlarına ilişkin temsil yetkisi kapsamındaki borçlarda birlikte, kendi kişisel borçlarında ise yalnız başına sorumlu tutulur; sorumluluğun kapsamı borcun kaynağına göre belirlenir.
Sonuçları itibarıyla bu hüküm, alacaklılara hangi eşin malvarlığına başvurabileceklerini gösteren açık bir adres sağlar ve eşleri birbirlerinin kişisel borçlarından korur; rejimin sona ermesinde de her eş kendi borcunu kendi malvarlığından karşılar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, eşlerin kişisel borçlarından kural olarak ayrı ayrı sorumlu olduğunu, ancak evlilik birliğinin temsili kapsamında ailenin ortak ihtiyaçları için yapılan işlemlerde müteselsil sorumluluğun doğacağını kabul eder. Somut bir örnekle: eşlerden birinin kendi ticarî faaliyeti için aldığı banka kredisinden yalnızca o eş bütün malvarlığıyla sorumludur ve alacaklı banka diğer eşin malına başvuramaz; buna karşılık ailenin geçimi için market veya doğalgaz aboneliği gibi süregelen ihtiyaçlara ilişkin borçtan, TMK Madde 246 ile birlikte temsil hükümleri uyarınca her iki eş üçüncü kişiye karşı müteselsilen sorumlu olur.
