TMK 266. Madde
(1) Mal ortaklığının sona ermesi hâlinde, eşlerden her biri ortaklık malıyla ilgili işlemlerden dolayı vekil gibi sorumludur.
(2) Yönetim giderleri ortaklık mallarından karşılanır.
TMK 266. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 231 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede eşlerin, mal ortaklığının sona ermesi hâ linde, ortaklık mallarıyla ilgili olarak yaptıklarıişlemlerden dolayıvekâ let sözleşmesinde vekilin sorumluluğu hükümlerine yoll ama yapılmaktadır. Buradaki sorumluluk öncelikle ortaklığa karşıdır. Örneğin eşlerden biri kötüyönetim dolayısıyla ortaklığızarara uğrattığıtakdirde, vekâ let hükümleri çerçevesinde ortaklığa karşısorumlu olacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında ortaklık mallarıyla ilgili yönetim giderlerinin ortaklık mallarından karşılanacağıkabul edilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 266, mal ortaklığının sona ermesi hâlinde eşlerin ortaklık mallarıyla ilgili işlemlerden doğan sorumluluğunu ve yönetim giderlerinin nereden karşılanacağını düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre mal ortaklığının sona ermesi hâlinde eşlerden her biri, ortaklık malıyla ilgili yaptığı işlemlerden dolayı vekil gibi sorumlu olur. İkinci fıkra ise ortaklık mallarına ilişkin yönetim giderlerinin ortaklık mallarından karşılanacağını hükme bağlar. Hüküm, sona erme ile tasfiyenin tamamlanması arasındaki geçiş döneminde ortaklık mallarının korunmasını ve özenli yönetimini amaçlar. Gerekçede belirtildiği üzere düzenleme İsviçre Medenî Kanunu’nun 231. maddesinden alınmıştır ve sorumluluğun ölçüsü olarak vekâlet sözleşmesindeki vekilin sorumluluğuna, yani TMK ile birlikte TBK m.502 vd. hükümlerine yollama yapar.
Uygulama mekanizmasında, mal ortaklığı sona erdikten sonra fiilî paylaşma gerçekleşinceye kadar ortaklık malları bir tasfiye kütlesi olarak varlığını sürdürür ve bu malları elinde bulunduran ya da bunlarla işlem yapan eş, artık kendi malı gibi değil bir vekil özeniyle hareket etmek zorundadır. Bu sorumluluk öncelikle ortaklığa karşıdır; eş, ortaklık mallarını TBK m.506 uyarınca özenle korumak, onları rızasız kullanmamak ve elde ettiği gelirleri ortaklığa kazandırmakla yükümlüdür. Eşlerden biri kötü yönetimle, örneğin ortaklık malını ihmalle değer kaybına uğratırsa veya semerelerini kendi cebine atarsa, vekilin sorumluluğu hükümleri çerçevesinde ortaklığa karşı tazminle yükümlü olur. İkinci fıkra gereği bu dönemde malların korunması için yapılan zorunlu yönetim giderleri (vergi, sigorta, onarım gibi) ortaklık mallarından karşılanır; böylece gideri tek başına üstlenen eş diğeri aleyhine fakirleşmez.
Vekil gibi sorumluluk ölçüsü, sona erme ile fiilî paylaşma arasındaki kırılgan dönemde ortaklık mallarının değerinin korunmasını güvence altına alır ve paylaşmaya kadar bir eşin diğerinin payını zedelemesini engeller. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal rejimi sona erdikten sonra malları yöneten eşin özen yükümlülüğüne aykırı davranışından doğan zararlardan sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejiminde eşlerden birinin ölümüyle ortaklık sona ermiş, ancak paylaşma henüz yapılmamışken sağ kalan eş ortaklık malı olan kiralık daireyi yönetmeye devam ediyorsa; bu eş kira gelirlerini ortaklık hesabına kaydetmek, dairenin sigorta ve onarım giderlerini ortaklık mallarından ödemek ve daireyi özenle korumak zorundadır. İhmaliyle daire değer kaybederse vekâlet hükümleri uyarınca mirasçılara karşı sorumlu olur.
