TMK 269. Madde
(1) Her eş, diğer bütün borçlardan kendi kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur.
(2) Ortaklığın zenginleşmesinden kaynaklanan istemler saklıdır.
TMK 269. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 234 üncü maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında, eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olarak eşlerden herbirinin, bir önceki madde dışında kalan bütün borçlarından hem kendi kişisel mallarıyla hem de ortaklık mallarının değerlerinin yarısıoranında sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında eşlerin kişisel mallarının tamamı ve ortaklık mallarının yarısıoranındaki sorumluluğu dışında, ortaklık mallarının zenginleşmesi oranında sorumluluk sınırlarıgenişletilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 269, mal ortaklığı rejiminde kişisel borçlardan dolayı eşlerin sorumluluğunu düzenler. Maddenin birinci fıkrasına göre her eş, ortaklık borçlarını düzenleyen bir önceki madde (TMK m.268) dışında kalan diğer bütün borçlarından hem kendi kişisel mallarıyla hem de ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur. İkinci fıkra ise ortaklığın bu borç nedeniyle zenginleşmesinden kaynaklanan istemleri saklı tutar. Hüküm, eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olarak sorumluluğun kapsamını belirler ve m.268’deki ortaklık borçları ile kişisel borçlar arasında net bir ayrım kurar. Gerekçede düzenlemenin İsviçre Medenî Kanunu’nun 234. maddesinden alındığı belirtilir; bu yapı, alacaklıların hangi malvarlığına başvurabileceğini öngörülebilir kılar.
Uygulama mekanizmasında kişisel borç, m.268’de sayılan ortaklık borçları kapsamına girmeyen, eşin kendi kişisel ilişkilerinden veya kişisel mallarından doğan borçtur. Böyle bir borçtan eş, öncelikle ve sınırsız biçimde kendi kişisel mallarıyla sorumlu olur. Ancak sorumluluk bununla sınırlı kalmaz; eş, ortaklık mallarının toplam değerinin yarısı kadar bir tutarla da bu borçtan sorumludur. Bu, alacaklının ortaklık mallarının tamamına değil, yalnızca değerinin yarısına kadar başvurabileceği anlamına gelir; böylece diğer eşin ortaklıktaki payı korunur. İkinci fıkra, kişisel borcun aslında ortaklığı zenginleştirdiği hâllerde ortaklığın bu zenginleşme oranında ek sorumluluk taşıyabileceğini öngörerek sorumluluk sınırını genişletir. Bu denge, alacaklı menfaati ile diğer eşin payının korunması arasında kurulur ve tasfiyede m.273 denkleştirmesiyle tamamlanır.
Bu sorumluluk rejimi, bir eşin kişisel borcu yüzünden diğer eşin ortaklıktaki payının bütünüyle elinden çıkmasını önlerken alacaklının makul bir teminata kavuşmasını sağlar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal ortaklığında kişisel borçlardan dolayı ortaklık mallarına başvurunun değerinin yarısıyla sınırlı olduğunu, ortaklığın zenginleştiği oranda sorumluluğun genişleyebileceğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: mal ortaklığı rejiminde kocanın kumar borcundan dolayı alacaklı icra takibi başlattığında, alacaklı önce kocanın kişisel mallarına, ardından ortaklık mallarının değerinin yarısına kadar başvurabilir; ortaklık mallarının tamamına el konulamaz. Eğer koca aldığı borçla ortaklık malı olan bir taşınmazı iyileştirip ortaklığı zenginleştirmişse, alacaklı bu zenginleşme oranında ek talep ileri sürebilir.
