TMK ▸ Madde 292

TMK 292. Madde

(1) Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur.

TMK 292. Madde Gerekçesi

Bu ve bunu takip eden iki madde, yürürlükteki Kanunun “Nesebin Tashihi” başlığınıtaşıyan İkinci Fasıldaki hükümlerini karşılamakta ve “Kocanın Babalığı” başlığınıtaşıyan İkinci Ayırımda “Sonradan evlenme” konu başlığıaltında düzenlenmektedir. Maddede bu anlamda 60 ve sadece konu ya sistematik olarak verilen yer açısından, İsviçre Medenî Kanununun 1976 tarihli değişikliği örnek alınmıştır. Madde, sonradan evlenme yoluyla, çocuk ile koca arasında soybağıkurulabilmesi olanağınıdüzenlemektedir. Buna göre, evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâ linde, kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabî olmakta ve böylece, babası ile kendisi arasında, herhangi bir hâ kim hükmüne ve ya babanın çocuğu tanımasına gerek kalmaksızın, soybağıkurulmaktadır. Madde hem yürürlükteki metinden hem de İsviçre Medenî Kanununun 259 uncu maddesinden farklıbiçimde kaleme alınmıştır. Madde, çocuğu sonradan evlenme şartıgerçekleşince evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâ bi tuttuğunu belirtmesi açısından İsviçre Medenî Kanununun 259 uncu maddesinin birinci fıkrasıhükmüne, bu sonucun doğrudan doğru ya gerçekleşeceğini düzenlemesi açısından ise yürürlükteki Kanunun 247 nci maddesine benzemektedir. Evvelce de belirtildiği üzere “sahih” ve “gayrisahih nesep” farklılığıortadan kaldırıldığından yürürlükteki metinde yer alan “sahih olur” ifadesi maddeye alınmamıştır.

Açıklama

TMK Madde 292, evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasında soybağının kurulmasının üç yolundan biri olan sonradan evlenmenin temel koşulunu düzenler. Hüküm, bildirimi öngören TMK m.293 ve itiraz ile iptali düzenleyen TMK m.294 ile birlikte sonradan evlenme kurumunu oluşturur; ayrıca tanımayı düzenleyen TMK m.295 vd. ve babalık davasını öngören TMK m.301 ile birlikte baba soybağının kurulma yollarının tamamını meydana getirir. Maddeye göre evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur. Gerekçede, hükmün yürürlükten kalkan eski Kanunun nesebin tashihi başlıklı bölümünü karşıladığı ve sahih-gayrisahih nesep ayrımının kaldırılması nedeniyle eski metindeki sahih olur ifadesinin metne alınmadığı belirtilmiştir.

Maddenin işleyişinde dikkat çeken nokta, soybağının kendiliğinden ve doğrudan kurulmasıdır. Çocuk, ana ve babasının evlenmesiyle birlikte hiçbir hâkim hükmüne veya babanın ayrıca tanımasına gerek kalmaksızın evlilik içinde doğan çocuk statüsüne kavuşur. Bunun için iki koşul yeterlidir: çocuğun evlilik dışında doğmuş olması ve ana ile babanın sonradan birbiriyle evlenmesi. Burada baba, gerçekten çocuğun biyolojik babası olan kişiyle evlenen anadır; evlenen kocanın baba sayılması bir karineye dayanır ve bu karinenin gerçeğe aykırı olması hâlinde TMK m.294 uyarınca itiraz ve iptal yoluna gidilebilir. Soybağı kurulduktan sonra çocuğun nüfusa kaydı, TMK m.293 gereği eşlerin bildirimi veya nüfus memurunun re’sen işlemiyle gerçekleştirilir. Böylece çocuk evlilik içi çocuğun tüm haklarına sahip olur.

Sonradan evlenmeyle kurulan soybağı, çocuğa evlilik içinde doğan çocukla aynı hukuki sonuçları doğum anına kadar geri etkili biçimde sağlar; çocuk babanın soyadını alır, mirasçısı olur, velayet ve nafaka hükümlerine tâbi olur. Bu sonuç kendiliğinden doğduğundan ayrı bir dava açılmasına gerek yoktur; ancak kocanın baba olmadığı durumlarda TMK m.294 ile öngörülen itiraz yolu, ispat yükü itiraz edene ait olmak üzere işletilir ve günümüzde DNA incelemesiyle denetlenir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, sonradan evlenmeyle soybağının kendiliğinden kurulduğunu ve çocuğun evlilik içi çocuk statüsü kazandığını kabul etmektedir. Somut örnek vermek gerekirse: birlikte yaşadığı kadından çocuğu olan bir erkek, bu kadınla evlendiğinde çocuk hiçbir ek işleme gerek kalmaksızın çiftin evlilik içi çocuğu sayılır; baba çocuğu ayrıca tanımak veya babalık davası açmak zorunda kalmaz.