TMK 307. Madde
(1) Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir.
(2) Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir.
TMK 307. Madde Gerekçesi
Tek başına evlâ t edinmeyi düzenleyen bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 264b maddesinden bazıdeğişiklikler yapılmak suretiyle alınmıştır. Birinci fıkra ya göre, evli olmayan kişi otuz yaşınıdoldurmuş ise tek başına evlâ t edinebilir. İkinci fıkrada ise, eşlerin ancak birlikte evlâ t edinebilecekleri kuralının ikinci istisnasıyer almaktadır. Buna göre, otuz yaşınıdoldurmuşolan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu ve ya iki yılıaşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla en az iki yılıaşkın süreden beri eşinden ayrıyaşamakta olmasıyüzünden birlikte evlâ t edinmelerine olanak bulunmadığınıkanıtlamasıhâ linde, tek başına evlâ t edinebilir. Böylece, bir kimse evli ise ve evliliği de beşyılıdoldurmuş ise otuz yaşınıdoldurmamışolsa b ile eşiyle birlikte evlâ t edinebilecekken; tek başına evlâ t edinme için her zaman otuz yaşının dolmuşolmasıgerekmektedir.
Açıklama
TMK Madde 307, evli olmayan kişinin ve istisnaen evli bir eşin tek başına evlât edinebilmesinin koşullarını düzenler. Gerekçesinde açıklandığı üzere İsviçre Medenî Kanununun 264b maddesinden bazı değişikliklerle alınan hüküm, TMK 306’da kurulan ‘eşler ancak birlikte evlât edinir’ ilkesinin karşı kutbunu ve istisnasını oluşturur. Maddeye göre evli olmayan kişi, otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlât edinebilir; böylece bekâr, dul veya boşanmış kişilere belli bir olgunluk yaşına ulaşmış olmaları koşuluyla evlât edinme yolu açılır. Düzenleme, çocuğun tek bir ebeveynle de sağlıklı bir aile ortamına kavuşabileceği kabulüne dayanır ve evlât edinenden beklenen sorumluluk bilincini yaş ölçütüyle güvenceye bağlar.
Hükmün ikinci fıkrası, evli bir eşin istisnaen tek başına evlât edinebileceği hâlleri sayar. Buna göre otuz yaşını doldurmuş eş; diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksun olması, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir eşinden ayrı yaşaması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispatlarsa, tek başına evlât edinebilir. Bu hâllerde diğer eşin iradesinin alınması fiilen veya hukuken imkânsız olduğundan, kanun birlikte evlât edinme kuralından sapmaya izin verir. Gerekçede belirtilen önemli bir ayrıntı, tek başına evlât edinmede her zaman otuz yaşın doldurulmuş olmasının aranmasıdır; oysa eşler en az beş yıldır evliyse, TMK 306 uyarınca otuz yaşını doldurmamış olsalar bile birlikte evlât edinebilirler.
Otuz yaş koşulunun sağlanmaması ya da ikinci fıkradaki istisnaî hâllerin ispatlanamaması durumunda tek başına evlât edinme talebi reddedilir; koşullara aykırı kurulmuş bir ilişki ise TMK 318 uyarınca iptal yaptırımıyla karşılaşır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, evli eşin tek başına evlât edinmesinde birlikte edinmenin imkânsızlığına ilişkin sebebin somut delillerle ispatını aramakta, soyut iddiayı yeterli görmemektedir. Somut bir örnekle: otuz beş yaşında, evli ancak eşi yıllar önce ortadan kaybolmuş ve iki yıldan fazla süredir nerede olduğu bilinmeyen bir kadın, bu durumu mahkemeye kanıtlarsa, TMK Madde 307 uyarınca eşinin rızası olmaksızın tek başına evlât edinebilir; buna karşılık otuz yaşını henüz doldurmamış bekâr bir kişi, koşulu sağlamadığından tek başına evlât edinemez.
