TMK 318. Madde
I. Evlât edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir.
II. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlâtlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa, bu yola gidilemez.
TMK 318. Madde Gerekçesi
Madde bazıdeğişikliklerle, İsviçre Medenî Kanununun 269a maddesinden alınmıştır ve evlâ t edinme işleminin rızanın bulunmamasıdışında kalan sebeplerle iptaline ilişkindir. Birinci fıkra, evlâ t edinme işleminin esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakatlanmışolmasıhâ linde, Cumhuriyet savcısıve ya her ilgili tarafından evlâ tlık işleminin kaldırılmasının istenebileceğini hükme bağlamaktadır. İkinci fıkra ya göre ise, noksanlıkların sonradan ortadan kalkmışolmasıhâ linde ilişkinin kaldırılmasıyolu tamamen kapatılmaktadır. Buna karşılık sadece usule ilişkin noksanlıklar devam etmekle birlikte bunlara dayanarak ilişkinin kaldırılmasıyoluna gitme, evlâ tlığın menfaatini ağır biçimde zedelemeyecekse bu yola gidilebilinecektir.
Açıklama
TMK Madde 318, evlat edinmenin rızanın bulunmaması dışında kalan esasa ilişkin diğer noksanlıklar nedeniyle kaldırılmasını düzenler. Birinci fıkraya göre evlat edinme esasa ilişkin diğer bir noksanlıkla sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. İsviçre Medeni Kanunu’ndan alınan hüküm, rızanın bulunmamasını düzenleyen TMK Madde 317 ve hak düşürücü süreyi belirleyen TMK Madde 319 ile birlikte evlatlık ilişkisinin kaldırılması sistemini oluşturur. Esasa ilişkin noksanlıklar, evlat edinmenin TMK Madde 305 ve devamında öngörülen temel koşullarına (yaş farkı, küçüğün bir yıl süreyle bakılıp eğitilmiş olması, eşin rızası gibi) aykırılık hâllerini kapsar.
Maddenin uygulanma mekanizması, kamu yararını ve çocuğun menfaatini dengeleyen iki katmanlı bir yapı kurar. Birinci fıkra, esasa ilişkin ağır noksanlıklarda hem Cumhuriyet savcısına hem de her ilgiliye (örneğin biyolojik anne-babaya, mirasçılara) dava açma yetkisi tanıyarak geniş bir denetim olanağı sağlar. İkinci fıkra ise bu yetkiyi iki yönden sınırlar: birincisi, noksanlık bu arada ortadan kalkmışsa ilişkinin kaldırılması yoluna hiç gidilemez; ikincisi, noksanlık sadece usule ilişkinse ve ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse yine bu yola başvurulamaz. Böylece kanun koyucu, şeklî bir eksiklik uğruna çocuğun yerleşmiş aile düzeninin bozulmasını engellemekte; iptal yaptırımını yalnızca giderilmemiş, ağır ve çocuğun yararıyla bağdaşan hâllerle sınırlamaktadır.
İptal davasının kabulü hâlinde evlatlık ilişkisi geleceğe etkili olarak son bulur ve TMK Madde 314’te düzenlenen sonuçlar ortadan kalkar; bu dava TMK Madde 319’daki bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasında çocuğun üstün yararının her hâlükârda öncelikli ölçüt olduğunu, salt usuli eksikliklere dayanılarak çocuğun mağdur edilemeyeceğini vurgular. Somut bir örnek: yasal yaş farkı koşulu sağlanmadan gerçekleştirilen bir evlat edinmede Cumhuriyet savcısı ilişkinin kaldırılmasını talep edebilir; ancak çocuk yıllardır evlat edinen ailenin yanında mutlu biçimde yaşıyor ve noksanlık yalnızca usule ilişkin bir kayıt hatasından ibaretse, mahkeme TMK Madde 318/2 uyarınca, çocuğun menfaatini ağır biçimde zedeleyeceği gerekçesiyle iptal talebini reddedebilir.
