TMK ▸ Madde 321

TMK 321. Madde

Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; (…)24 soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.

TMK 321. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 259 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun (birinci fıkrası 1978 tarihinde yürürlüğe giren 1976 tarihli, ikinci fıkrası ise 1988 tarihinde yürürlüğe giren 1984 tarihli kanunlarla düzenlenen) 270 inci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre çocuk, ana ve baba birbirleriyle evli ise ailenin, birbirleriyle evli değilse yani çocuk yasal olmayan bir birleşme sonucunda dünya ya gelmişse ananın soyadınıtaşır. Baba ile çocuk arasında tanıma ve babalık hükmü ile soybağıkurulduğu hâ lde dahi çocuk ananın soyadınıalacaktır. Bu durumda, eğer ana önceki evliliğinden dolayıçifte soyadıtaşıyorsa, çocuk ananın bekâ rlık yani ilk (kızlık) soyadınıalır. Fakat, ana ve babanın birbirleriyle evli olmamalarıhâ linde çocuğun ananın soyadınıtaşıyacağıyolundaki hükmün, ana ve babasıevli olan çocuğun ana ve 67 babasının evliliğinin sonradan sona ermesi hâ lini kapsamadığına dikkat edilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle, evliliğin sona ermesi, çocuğun soyadının değişmesine yol açmaz.

Açıklama

TMK Madde 321, çocuğun hangi soyadını taşıyacağını düzenler; ana ve baba evli ise çocuk ailenin soyadını taşır, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını alır. 743 sayılı eski Kanun’un 259. maddesini karşılayan ve İsviçre Medeni Kanunu’nun 270. maddesinden alınan hüküm, soybağının kişisel sonuçlarından biri olan ad ve soyadı meselesini düzenler. Maddenin metni, Anayasa Mahkemesi’nin evlilik dışı doğan çocuğun yalnızca ananın soyadını taşıyacağına ilişkin ibareyi ve sonraki gelişmeleri yansıtacak biçimde uygulanır; nitekim soyadı düzenlemeleri 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Soyadı Kanunu ile birlikte değerlendirilir. Madde, ana ve babanın evliliğine bağlı olarak çocuğun nüfus kaydının oluşturulmasında temel ölçüt işlevi görür.

Hükmün uygulanmasında belirleyici olan, çocuğun doğumu anındaki soybağı durumudur. Ana ve baba evli ise çocuk kendiliğinden ailenin soyadını taşır ve bu, nüfus müdürlüğünce doğum kaydı sırasında re’sen tescil edilir. Önemli bir nokta, gerekçede de vurgulandığı üzere, evliliğin sonradan sona ermesinin çocuğun soyadını değiştirmemesidir; boşanan ananın kendi bekârlık soyadına dönmesi, çocuğun baba soyadını taşımaya devam etmesini engellemez. Ananın önceki evliliğinden ötürü çifte soyadı taşıması özel hâlinde ise, çocuğa karışıklığı önlemek amacıyla ananın bekârlık (kızlık) soyadı verilir. Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda, velayet sahibi annenin çocuğa kendi soyadını verebilmesi yönünde de uygulama gelişmiş, bu konudaki katı kurallar yumuşatılmıştır.

Soyadına ilişkin uyuşmazlıklar, soybağının reddi, tanıma, babalık davası gibi davaların sonucuna bağlı olarak çözülür ve kesinleşen kararlar nüfus kütüğüne işlenir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi ve Anayasa Mahkemesi, velayeti kendisinde bulunan annenin, çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde çocuğa kendi soyadını verme talebinin kabul edilebileceğine hükmederek cinsiyet eşitliği ilkesini gözeten bir çizgi benimsemiştir. Somut bir örnek: boşanmadan sonra velayeti üstlenen ve çocuğuyla aynı soyadını taşımak isteyen anne, çocuğun kendisiyle aynı soyadını taşımasının onun psikolojik gelişimi ve aile bütünlüğü açısından yararlı olduğunu ileri sürerek mahkemeden TMK Madde 321 çerçevesinde soyadı değişikliği talep edebilir ve çocuğun yararı bunu gerektiriyorsa mahkeme bu yönde karar verebilir.