TMK 325. Madde
I. Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
II. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.
TMK 325. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda mevcut olmayan ve İsviçre Medenî Kanununun 274a maddesinden alınan bu maddede, ana ve baba dışında kalan üçüncükişilerin, özellikle de hısımların, olağanüstüsebeplerin varlığıhâ linde ve çocuğun menfaatine uygun düştüğüölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurabilecekleri hükme bağlanmaktadır. Madde, bugün sadece büyükana ve büyükbabaların torunlarıyla kişisel ilişki kurma hakları açısından bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla sonuca bağlanmışolan bir sorunu, üçüncükişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmaları için gerekli olan koşullarıda belirten bir Medenî Kanun hükmüyle açıklığa kavuşturmak amacınıtaşımaktadır. İkinci fıkrada, ana ve babanın çocuk ile kişisel ilişki kurma haklarıyla ilgili sınırlamaların burada da kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 325, ana ve baba dışında kalan üçüncü kişilerin, özellikle çocuğun hısımlarının çocuk ile kişisel ilişki kurma talebinde bulunabilmesinin koşullarını düzenler. Hüküm, İsviçre Medeni Kanunu’nun 274a maddesinden alınmış olup, gerekçesinde de vurgulandığı üzere, eskiden yalnızca büyükanne ve büyükbabanın torunlarıyla ilişki kurma hakkına dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla çözülen bir sorunu açık bir kanun hükmüne kavuşturmuştur. Madde, kişisel ilişkiyi düzenleyen TMK Madde 323 ve sınırları belirleyen TMK Madde 324 ile birlikte değerlendirilir. Maddenin uygulanmasında çocuğun üstün yararı esas alınır; bu ilke, hem Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hem de 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluşuna ilişkin mevzuatla pekiştirilmiştir.
Maddenin uygulanabilmesi için iki temel koşul birlikte aranır: önce olağanüstü hâllerin mevcut olması, sonra ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi. Olağanüstü hâl, örneğin çocuğun anne veya babasının ölmesi, uzun süreli hapis cezası alması, ağır hastalık nedeniyle iletişim kuramaması ya da çocuğun büyükanne-büyükbaba veya teyze-amca gibi yakınlarınca uzun süre fiilen bakılıp büyütülmüş olması gibi durumlardır. Sıradan akrabalık bağı tek başına yeterli sayılmaz; talep eden kişi ile çocuk arasında fiilî, duygusal bir bağ bulunması beklenir. İkinci fıkra gereğince ana ve baba için TMK Madde 324’te öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler bakımından da kıyasen uygulanır; yani çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ilişki yükümlülüklere aykırı kullanılırsa talep reddedilebilir.
Bu hak, aile mahkemesinde açılacak davayla kullanılır ve hâkim, çocuğun yaşını, görüşünü, talep edenle olan bağını ve psiko-sosyal inceleme raporlarını gözeterek görüşme gün, saat ve biçimini belirler; gerektiğinde talebi tümüyle reddedebilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi kararlarında, büyükanne ve büyükbaba ile torun arasında kişisel ilişkinin çocuğun yararına olduğu ölçüde tanınması gerektiği, ancak ebeveyn ile çocuğun mevcut düzeninin bozulmaması gerektiği istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: annesi vefat eden bir çocuğun, vefat eden anneyi temsil eden anneanne ile yıllardır birlikte yaşamış olması hâlinde, baba ilişkiyi engellese bile anneanne TMK Madde 325’e dayanarak ayda belirli günlerde görüşme talep edebilir ve mahkeme çocuğun yararına uygun gördüğü ölçüde bu talebi kabul eder.
