TMK 326. Madde
I. Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
II. Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır.
III. Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
TMK 326. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 275 inci maddesinden alınmıştır. Birinci fıkrada, ana ve babanın yahut üçüncükişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmasıyla ilgili düzenlemeleri yapacak yetkili mahkeme belirlenmekte, ikinci fıkrada boşanma ya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklıolduğu belirtilmektedir. Son fıkrada ise, çocuk velâ yetleri altında bulunmayan ve ya çocuk kendisine bırakılmamışolan ana ve/ve ya babanın yahut üçüncükişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmalarına ilişkin 68 mahkemece bir düzenleme yapılınca ya kadar, bu kişisel ilişkinin, ancak velâ yet hakkına sahip ana ve/ve ya babanın yahut çocuk kendisine bırakılmışolan kişinin rızasıyla kurulabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece örneğin çocuğun hısımları, mahkemece bir karar verilinceye kadar, velâ yet hakkına sahip ana ve babanın rızasıolmadıkça ve ya babadan velâ yet alınmışsa (nezedilmişse) ve velâ yet anada ise, ananın rızasıolmadıkça ve mahkemece düzenleme yapılınca ya kadar baba, ananın rızasıolmadıkça yahut çocuğun koruma ve gözetimi bir başka kimseye bırakılmışsa, mahkemece düzenleme yapılınca ya kadar, ana ve baba, çocuk kendisine bırakılan bu kişinin rızasıolmadıkça, çocuk ile kişisel ilişki kuramayacaklardır.
Açıklama
TMK Madde 326, çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına ilişkin düzenlemelerde yetkili mahkemeyi ve düzenleme yapılana kadar geçerli olacak rejimi belirler; madde, İsviçre Medenî Kanunu’nun 275. maddesinden alınmıştır. Birinci fıkraya göre kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bu yetki kuralı, çocuğun bulunduğu yere yakın bir mahkemede dava açılabilmesini sağlayarak hem çocuğun yararını hem de usul ekonomisini gözetir. Hüküm, TMK 323-325. maddelerde düzenlenen ana, baba ve üçüncü kişilerin kişisel ilişki kurma hakkıyla doğrudan bağlantılıdır ve bu hakkın hangi mahkeme önünde nasıl kullanılacağını usulî açıdan tamamlar; böylece kişisel ilişki düzenlemelerinin pratik işleyişine zemin hazırlar.
Maddenin ikinci fıkrası, boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kurallarının saklı olduğunu belirterek genel yetki kuralı ile özel yetki kuralları arasındaki ilişkiyi düzenler. Buna göre, kişisel ilişki bir boşanma davası veya evlilik birliğinin korunmasına ilişkin bir dava kapsamında ele alınıyorsa, bu davalara özgü yetki kuralları uygulanmaya devam eder. Üçüncü fıkra ise düzenleme yapılana kadar geçerli olacak rejimi kurar: çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz. Bu fıkra, mahkeme kararı bulunmadığı sürede çocuğun fiilen kime emanet edildiyse onun iradesini esas alarak istikrar ve çocuğun güvenliğini korumayı amaçlar.
Bu rıza koşuluna aykırı biçimde, velâyet sahibinin ya da çocuk kendisine bırakılan kişinin rızası olmaksızın çocukla zorla kişisel ilişki kurulması hukuka aykırıdır ve duruma göre çocuğun korunmasına ilişkin tedbirleri gündeme getirebilir. Yargıtay’ın ilgili dairesi, kişisel ilişki düzenlemelerinde çocuğun üstün yararının esas alınması ve düzenleme yapılırken çocuğun yaşı ile ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini benimsemektedir. Somut bir örnek: boşanmada velâyeti anneye bırakılan çocuğun büyükanne ve büyükbabası, çocukla görüşmek istediklerinde TMK Madde 326 uyarınca davayı çocuğun oturduğu yer mahkemesinde açabilirler; ancak mahkeme bir kişisel ilişki düzenlemesi yapana kadar, velâyet sahibi annenin rızası olmaksızın çocukla kişisel ilişki kuramazlar, mahkeme kararının ardından ise belirlenen gün ve saatlerde bu ilişki kurulur.
