TMK 327. Madde
I. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.
II. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler.
TMK 327. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 261 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarının 247 nci maddesinden bazıdeğişikliklerle ve daha arıbir Türkçeyle iki fıkra hâ linde yeniden kaleme alınmıştır. Esaslıbir hüküm değişikliği yoktur. Bu maddede düzenlenen, ana ve babanın çocuklarına bakma, onu koruma ve eğitme ödevlerinin velâ yet hakkından bağımsız olduğu açıktır. Yani velâ yet hakkıkendisinden alınmışolsa dahi onların bu ödevleri yine de devam edecektir. Maddede, yürürlükteki hukukta olduğu gibi, bir tabiî hukuk kuralının pozitif hukuk kuralıhâ line getirilmişolmasısöz konusudur.
Açıklama
TMK Madde 327, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin kimin tarafından ve nasıl karşılanacağını düzenleyerek bakım yükümlülüğünün kapsamını çizer; madde, eski Medenî Kanun’un 261. maddesini karşılamakta olup 1984 tarihli Öntasarı’nın 247. maddesinden sadeleştirilerek alınmıştır. Birinci fıkraya göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Gerekçenin açıkça vurguladığı önemli bir nokta, bu yükümlülüğün velâyet hakkından bağımsız olmasıdır; velâyet kendisinden alınmış olsa dahi ana ve babanın bakım ödevi devam eder. Böylece bakım borcu, bir tabiî hukuk kuralının pozitif hukuk kuralı hâline getirilmiş biçimi olarak, TMK 328’deki süre ve TMK 330’daki miktar kurallarıyla bütünlük içinde uygulanır.
Maddenin ikinci fıkrası, bakım giderlerinin istisnaen çocuğun kendi malvarlığından karşılanabileceği hâlleri ve bunun koşullarını düzenler. Kural, giderlerin ana ve baba tarafından karşılanmasıdır; ancak ana ve baba yoksul oldukları ya da çocuğun özel durumu olağanüstü harcamaları gerektirdiği veyahut olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcanabilir. Burada iki güvence öne çıkar: harcama ancak hâkimin izniyle yapılabilir ve yalnızca çocuğun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktarla sınırlıdır. Bu sınırlamalar, çocuğun malvarlığının ebeveyn tarafından keyfî biçimde tüketilmesini önler ve çocuğun mallarının korunmasına ilişkin TMK 352 vd. hükümlerle uyum içinde işler.
Bakım yükümlülüğünün velâyetten bağımsız olması, velâyetin kaldırılmasının ebeveyni bakım borcundan kurtarmadığı anlamına gelir; aksi bir uygulama, çocuğun korunması ilkesine aykırılık nedeniyle denetim aşamasında bozulabilir. Yargıtay’ın ilgili dairesi, çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin öncelikle ana ve baba tarafından karşılanması gerektiğini, çocuğun malvarlığına başvurmanın istisnaî ve hâkim iznine bağlı olduğunu kabul etmektedir. Somut bir örnek: ana ve babası maddî açıdan son derece güç durumda olan ve ağır bir hastalığı nedeniyle olağanüstü tedavi masrafları doğan bir çocuk, kendisine miras yoluyla kalmış bir malvarlığına sahipse, ana ve baba TMK Madde 327/II uyarınca hâkimden izin alarak bu malvarlığından çocuğun tedavi ve eğitimine yetecek belirli bir miktarı harcayabilir; ancak hâkim izni olmaksızın çocuğun mallarına dokunulamaz ve harcama bu sınırlı amaca özgülenir.
