TMK 328. Madde
I. Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
II. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.
TMK 328. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Maddenin yazımında, İsviçre Medenî Kanununun 277 nci maddesini göz önünde tutan 1984 tarihli Öntasarının 248 inci maddesi örnek alınmıştır. Birinci fıkra, ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği kuralınıkoymaktadır. Ancak ikinci fıkra ya göre, çocuk ergin olmuşolsa bile, bakım borcu, çocuğun eğitiminin sona ermesine kadar, ana ve babadan durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde olmak üzere devam edebilir.
Açıklama
TMK Madde 328, ana ve babanın çocuğa karşı bakım yükümlülüğünün ne zamana kadar süreceğini düzenleyerek bakım borcunun zaman sınırını belirler; madde, İsviçre Medenî Kanunu’nun 277. maddesini gözeten 1984 tarihli Öntasarı’nın 248. maddesinden örnek alınmıştır. Birinci fıkra, ana ve babanın bakım borcunun çocuğun ergin olmasına, yani kural olarak on sekiz yaşını doldurmasına kadar devam edeceği temel kuralını koyar. Bu düzenleme, TMK 327’deki bakım yükümlülüğünün kapsamı ile TMK 330’daki nafaka miktarının takdiri kurallarını zaman boyutunda tamamlar. Erginlik, kural olarak yaşla; istisnaen evlenme veya mahkeme kararıyla erginlik yoluyla kazanılabileceğinden, bakım borcunun süresi de bu erginlik anına bağlanmıştır ve çocuğun bağımsız hayata geçişine kadar koruma sağlar.
Maddenin asıl önemi ve uygulamada en çok tartışılan yönü ikinci fıkrasıdır. Buna göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi hâlâ devam ediyorsa, ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Bu hüküm, erginlikle birlikte bakım borcunu mutlak biçimde sona erdirmez; üniversite veya benzeri bir öğrenim sürdüren ergin çocuğa karşı yükümlülüğü, ebeveynin ekonomik gücüyle sınırlı olarak uzatır. Yükümlülüğün ölçüsü, ebeveynin gelir ve malvarlığı, çocuğun eğitim giderleri ile çocuğun kendi imkânları gözetilerek belirlenir. Böylece eğitimine devam eden ama henüz kendi geçimini sağlayamayan ergin çocuk, ebeveyninden destek görme hakkını koşullu olarak korur.
Eğitim nafakası talebinin koşulları gerçekleştiği hâlde reddedilmesi ya da koşulları oluşmadığı hâlde sınırsız biçimde sürdürülmesi, denetim aşamasında bozma sebebi oluşturabilir. Yargıtay’ın ilgili dairesi, eğitimi devam eden ergin çocuk lehine nafakaya hükmedilirken çocuğun gerçekten eğitimine devam edip etmediğinin, ebeveynin ekonomik gücünün ve çocuğun kendi gelirinin araştırılması gerektiğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnek: on sekiz yaşını doldurarak ergin olan ancak üniversiteye devam eden ve düzenli bir geliri bulunmayan bir öğrenci, TMK Madde 328/II uyarınca eğitimi sona erinceye kadar ana ve babasından, onların ekonomik gücünden beklenebilecek ölçüde nafaka isteyebilir; buna karşılık çalışmaya başlayıp kendi geçimini sağlayabilen ya da eğitimini bırakan ergin çocuk için bu yükümlülük sona erer.
