TMK ▸ Madde 366
Madde 365←

MADDE 366

C. Korunmaya muhtaç kişiler

Madde 367→

TMK 366. Madde

Korunmaya muhtaç kişilerin bakımı, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır. Bu kurumlar, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilirler.

TMK 366. Madde Gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 330 uncu maddesinden esinlenilerek kaleme alınan bu madde, korunma ya muhtaçkişilerin bakımının, bununla yükümlükurumlar tarafından sağlanacağınıöngörmektedir. Bu hükümle, esasen, korunma ya muhtaçkişilere ilişkin özel yasalara yoll ama yapılmaktadır. Maddede özellikle “korunma ya muhtaççocuklar”dan değil, “korunma ya muhtaçkişiler”den söz edilmiştir. Maddeye göre, bu kişilerin bakımınısağlayan kurumlar, bu nedenle yaptıklarımasrafları, nafaka ile yükümlükişilerden isteyebileceklerdir.

Açıklama

TMK Madde 366, korunmaya muhtaç kişilerin bakımının nasıl sağlanacağını ve bu bakımdan doğan masrafların kimden isteneceğini düzenler. Hükme göre korunmaya muhtaç kişilerin bakımı, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır; bu kurumlar yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilir. Madde, esasen korunmaya muhtaç kişilere ilişkin özel yasalara yapılan bir yollama niteliğindedir ve aile içi nafaka yükümlülüğü ile kamusal bakım yükümlülüğü arasında köprü kurar. Gerekçede, hükmün İsviçre Medenî Kanununun 330. maddesinden esinlenildiği ve bilinçli olarak yalnızca ‘korunmaya muhtaç çocuklar’dan değil, daha geniş biçimde ‘korunmaya muhtaç kişiler’den söz edildiği vurgulanmıştır. Bu düzenleme, TMK Madde 364’te sayılan nafaka yükümlüleri ile TMK Madde 365’teki dava hakkına ilişkin hükümlerle birlikte uygulanır ve bakım yükünün nihai olarak yükümlü hısımlara dönmesini sağlar.

Hükmün işleyişinde iki katmanlı bir sistem öngörülmüştür. Birinci katmanda, korunmaya muhtaç kişinin bakımı derhal sağlanır; bu görev ilgili kamu kurumlarına aittir ve kişinin yardımsız kalmaması esastır. Sosyal Hizmetler mevzuatı çerçevesinde bu kurumlar, bakıma muhtaç çocukları, yaşlıları, engellileri ve kendine yetemeyecek durumdaki kişileri koruma altına alır. İkinci katmanda ise yapılan masrafların finansmanı söz konusudur: kurum, bakım için harcadığı tutarı, kişinin TMK Madde 364 uyarınca nafaka yükümlüsü olan hısımlarına rücu ederek geri isteyebilir. Böylece kamunun üstlendiği bakım, aslî nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; yalnızca onu geçici olarak ikame eder ve sonradan asıl yükümlülere yöneltir. Bu mekanizma, hem korunmaya muhtaç kişinin gecikmeksizin bakım görmesini hem de aile içi dayanışma yükümlülüğünün boşa çıkmamasını güvence altına alır. Kurumun rücu hakkının kapsamı, hısımların mali gücü ve nafaka yükümlülüğünün sınırlarıyla belirlenir.

Kurum, korunmaya muhtaç kişi için yaptığı bakım masraflarını nafaka yükümlüsü hısımlardan talep ederken, bu hısımların mali gücü ve TMK’daki nafaka kurallarıyla bağlıdır; yükümlünün ödeme gücünü aşan veya hakkaniyete aykırı düşen talepler bakımından TMK Madde 365’teki azaltma ve kaldırma imkânları işletilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, kamu kurumlarının bu tür rücu taleplerinde nafaka yükümlülüğünün koşullarının ve yükümlünün mali durumunun ayrıca araştırılması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, kimsesiz kalmış yaşlı ve bakıma muhtaç bir kişi bir huzurevi ya da bakım kurumunca koruma altına alınıp bakım masrafları karşılandığında, bu kurum yaptığı harcamaları, kişinin refah içindeki çocuklarından TMK Madde 366’ya dayanarak isteyebilir. Ancak çocukların kendileri de geçim sıkıntısı içindeyse veya talep hakkaniyete aykırıysa, hâkim yükümlülüğü azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir. Böylece kamusal koruma ile aile içi nafaka dengelenir.

Madde 365←

MADDE 366

C. Korunmaya muhtaç kişiler

Madde 367→