TMK ▸ Madde 378

TMK 378. Madde

(1) Ortaklar, içlerinden birini ortaklığa yönetici olarak atayabilirler.

(2) Yönetici, ortaklığı yönetir ve ortaklıkla ilgili işlemlerde onu temsil eder.

(3) Ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline kaydedilmiş olmadıkça diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

TMK 378. Madde Gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 309 uncu maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 328 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 341 inci maddesinde olduğu gibi üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Maddede belirtilen “ticaret siciline kayıt” keyfiyetinin temsilcinin tacir sıfatıkazanmasına neden olmayacağıaçıktır. 77

Açıklama

TMK Madde 378, aile malları ortaklığında yöneticinin atanmasını, yetkilerini ve temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı ne zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Birinci fıkraya göre ortaklar, içlerinden birini ortaklığa yönetici olarak atayabilir. İkinci fıkra, atanan yöneticinin ortaklığı yönetme ve ortaklıkla ilgili işlemlerde onu temsil etme yetkisine sahip olduğunu belirtir. Üçüncü fıkra ise önemli bir güven kuralı getirir: ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline kaydedilmedikçe, diğer ortakların temsil yetkisinin bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Gerekçeye göre madde, eski Kanun’un 328. maddesini İsviçre Medeni Kanunu’nun 341. maddesi gibi üç fıkra hâlinde karşılamakta; ayrıca ticaret siciline kaydın temsilciye tacir sıfatı kazandırmayacağı açıkça vurgulanmaktadır. Düzenleme, elbirliğiyle yönetimi öngören TMK 377 ile birlikte okunmalıdır.

Maddenin işleyişi, ortaklığın dış ilişkilerde tek elden ve güvenli biçimde temsil edilmesini sağlamaya yöneliktir. Kural olarak aile malları ortaklığı TMK 377 uyarınca elbirliğiyle yönetilirken, ortaklar pratik ihtiyaçlar nedeniyle yönetim ve temsili tek bir ortağa bırakabilir. Atanan yönetici, ortaklığın günlük işlerini yürütür ve hukuki işlemlerde ortaklığı bağlayıcı biçimde temsil eder; böylece her işlem için tüm ortakların birlikte hareket etmesi zorunluluğu ortadan kalkar. Üçüncü fıkradaki sicil kuralı ise üçüncü kişilerin korunmasına hizmet eder: temsil yetkisinin tek ortakta toplandığı ticaret siciline tescil edilmedikçe, ortaklık, diğer ortakların yetkisiz olduğunu iyiniyetli üçüncü kişilere karşı öne süremez. Bu kayıt, temsilciyi tacir hâline getirmez; yalnızca temsil ilişkisini aleni ve güvenilir kılar.

Bu düzenlemenin sonucu, sicile tescil yapılmadığı sürece iyiniyetli üçüncü kişilerin diğer ortaklarla yaptığı işlemlerin ortaklığı bağlayabilmesi, tescil yapıldığında ise temsilin yalnızca atanmış yöneticide toplanmasıdır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, ticaret siciline güvenin korunması ilkesi gereği tescil edilmemiş temsil sınırlamalarının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini benimsemektedir. Somut bir örnek: aile malları ortaklığı kardeşlerden birini yönetici atayıp bunu ticaret siciline tescil ettirirse, sonradan başka bir kardeşin ortaklık adına yaptığı sözleşme ortaklığı bağlamaz; ancak tescil yapılmamışsa, bu kardeşle iyiniyetle sözleşen üçüncü kişi korunur ve işlem ortaklığa karşı geçerli sayılır. TMK Madde 378 böylece hem ortaklığın etkin yönetimini hem de ticari güvenliği birlikte gözetir.