TMK ▸ Madde 391
Madde 390←
MADDE 391

1. Tasarruf hakkının sınırlanması

Madde 392→

TMK 391. Madde

(1) Aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez.

(2) Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz.

TMK 391. Madde Gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 322 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 341 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 391, aile yurdunun en belirleyici hukuki sonucu olan tasarruf hakkının sınırlanmasını düzenler. Hükme göre aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez; ayrıca mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla bu taşınmazlar ve eklentileri hakkında cebrî icra yoluna başvurulamaz. Bu hüküm, aile yurdu kurumunun aileyi barınma yoksunluğuna ve alacaklı takiplerine karşı koruma amacını somutlaştırır ve malikin aczi hâlinde mahkemece yönetici atanmasını düzenleyen TMK Madde 393 ile birlikte değerlendirilmelidir; zira haczedilmezlik mutlak değil, mahkeme eliyle yönetim istisnasına tabidir. Düzenleme ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun haczedilmezliğe ilişkin hükümleriyle yakından bağlantılıdır. Gerekçe, hükmün 1984 tarihli Öntasarı’yı örnek aldığını ve eski Kanun’un 341. maddesini karşıladığını belirtir.

Uygulamada bu hüküm, aile yurdu kurulmasıyla taşınmaz üzerinde köklü bir tasarruf yasağının doğduğunu ortaya koyar. Yurt hâline getirilen taşınmaz satılamaz, üzerine ipotek tesis edilemez ve üçüncü kişilere kiraya verilemez; bu yasaklar yurdun barınma işlevinin sürekliliğini güvence altına alır. Cebrî icra yasağı ise alacaklıların taşınmazı haczedip sattırmasını engelleyerek aileyi evsiz kalma tehlikesinden korur. Ancak bu koruma sınırsız değildir: malikin aczi hâlinde mahkeme eliyle yönetim kurulduğunda, alacaklılar yurttan elde edilen gelir üzerinden tatmin edilebilir. Böylece kanun koyucu, ailenin temel barınma ihtiyacı ile alacaklıların meşru menfaatleri arasında özenli bir denge gözetmiştir. Tasarruf yasaklarının tapu kütüğüne işlenen şerhle herkese karşı ileri sürülebilir nitelik kazanması da bu korumayı üçüncü kişiler bakımından etkili kılar.

Bu yasaklara aykırı olarak yapılan devir, rehin veya kira işlemleri geçersizdir; aile yurdu şerhi devam ettiği sürece taşınmaz üzerinde haciz ve satış işlemleri de hukuken sonuç doğurmaz. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, aile yurdu şerhi bulunan taşınmazın devredilemeyeceğini, rehnedilemeyeceğini ve mahkeme eliyle yönetim hâli dışında haczedilemeyeceğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnekle açıklamak gerekirse, evini aile yurdu hâline getiren bir borçlunun alacaklısı icra takibi başlatıp bu taşınmazı haczettirmek istediğinde, tapudaki aile yurdu şerhi nedeniyle haciz işlemi TMK Madde 391 uyarınca engellenir; alacaklı ancak malikin aczi hâlinde mahkemeden yönetici atanmasını isteyerek yurttan sağlanan gelir üzerinden alacağına kavuşabilir, taşınmazı doğrudan sattıramaz.

Madde 390←
MADDE 391

1. Tasarruf hakkının sınırlanması

Madde 392→