TMK 399. Madde
(1) Özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur.
TMK 399. Madde Gerekçesi
Madde yürürlükteki 349 uncu maddeyi karşılamakta olup, kısmen değiştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki metin vesayet altındaki kişinin yakın kan ve sıhrî hısımlarından iki ergin kişiden söz etmişken, yeni madde bunun yerine kaynak Kanuna uygun olarak bu kişilerin fiil ehliyetine sahip olmasıkoşulunu getirmiştir.
Açıklama
TMK Madde 399, olağan vesayete bir alternatif olan özel vesayetin nasıl kurulacağını düzenler. Hükme göre özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur. Bu düzenleme, aile meclisinin oluşumunu belirleyen TMK m.400 ve güvence şartını öngören TMK m.401 ile birlikte özel vesayet sistemini meydana getirir. Özel vesayet, korunmaya muhtaç kişinin yakınlarının ona daha özenli sahip çıkabileceği varsayımına dayanan, talebe bağlı istisnai bir koruma biçimidir. Maddenin gerekçesi, eski metindeki ergin hısım ifadesinin yerine, kaynak İsviçre Medeni Kanununa uygun olarak hısımların fiil ehliyetine sahip olması koşulunun getirildiğini açıklar.
Uygulama mekanizması bakımından özel vesayetin kurulması iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Birincisi, talebin fiil ehliyetine sahip kişilerden gelmesidir; istem ya iki yakın hısımdan ya da bir hısım ile vesayet altına alınanın eşinden gelmelidir. İkincisi, kararın denetim makamı tarafından verilmesidir; özel vesayet kendiliğinden değil, ancak bu makamın onayıyla kurulur. Denetim makamı talebi değerlendirirken vesayet altındaki kişinin menfaatini gözetir ve TMK m.401 uyarınca üyelerden güvence sağlanmasını arar. Örneğin akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanması gereken bir kişinin iki kardeşi, onun bakımını ve malvarlığını aile meclisi biçiminde birlikte yürütmek isterlerse, fiil ehliyetine sahip olmaları koşuluyla denetim makamından özel vesayet kurulmasını isteyebilirler.
Hükmün sonucu, talebin uygun bulunması hâlinde olağan vesayet yerine aile meclisine dayalı özel bir koruma düzeninin kurulmasıdır. Fiil ehliyeti bulunmayan kişilerin talebi geçerli sayılmaz ve bu eksiklik özel vesayetin kurulmasına engel olur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, özel vesayete ilişkin uygulamalarda kanunda öngörülen şekil ve ehliyet koşullarına uyulması, her hâlde vesayet altındaki kişinin yararının gözetilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: ağır akıl zayıflığı bulunan bir kişinin, fiil ehliyetine sahip iki yeğeni, dağınık halde bulunan taşınmazlarının yönetimini ve kişisel bakımını birlikte üstlenmek üzere denetim makamına başvurabilir; makam talebi yerinde görüp güvence şartının da sağlandığını tespit ederse TMK Madde 399 uyarınca özel vesayeti kurar. Böylece korunmaya muhtaç kişi, yakınlarının ortak ve özenli ilgisi altında korunmuş olur.
