TMK 414. Madde
(1) Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.
TMK 414. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 364 üncü maddesini karşılamaktadır. “sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” kullanılmış, kenar başlığında geçen “karı ve kocanın” deyimi yerine “eşin” sözcüğükullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 414, vasi atanmasında vesayet altına alınacak kişinin eşine ve yakın hısımlarına kanunî bir öncelik tanıyarak, vesayet kurumunun aile dayanışması temeline dayandığını ortaya koyar. Hükmün gerekçesi, 743 sayılı eski Kanunun 364. maddesini karşıladığını, ‘sulh mahkemesi’ yerine ‘vesayet makamı’, kenar başlıktaki ‘karı ve koca’ yerine ise ‘eş’ kavramının kullanıldığını belirtir. Bu hüküm, vasi atanmasının genel ölçütlerini gösteren TMK m.413 ve ilgililerin gösterdiği kişinin tercih edilmesini düzenleyen TMK m.415 ile birlikte değerlendirilmelidir. Eş ve hısımların önceliği mutlak değildir; kanun bu önceliği vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla ve haklı sebeplerin engel olmaması koşuluyla tanır. Böylece kısıtlıya en yakın çevresinden, onu en iyi tanıyan kişilerin vasi olması amaçlanır.
Maddenin uygulama mekanizması, vesayet makamına sıralı bir tercih düzeni dayatır. Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, öncelikle kısıtlının eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Burada iki ek ölçüt belirleyicidir: yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler. Yani aday eş veya hısım, kısıtlıya coğrafî olarak yakın oturuyor ve onunla olumlu kişisel bağlar içindeyse atanması güçlenir; uzakta yaşayan ya da kısıtlıyla arası bozuk olan hısım bakımından bu öncelik zayıflar. Vasilik koşulları bakımından TMK m.413’teki yeterlilik ve TMK m.418’deki engel hâllerinin yokluğu birlikte aranır. Eş veya hısımlar arasında uygun kişi bulunmadığında ya da haklı sebep mevcut olduğunda vesayet makamı aileyi dışarıda tutarak üçüncü bir kişiyi vasi atayabilir.
Eş ve hısımların önceliğinin haklı sebep bulunmaksızın gözetilmemesi, atamanın hukuka aykırılığı nedeniyle TMK m.422 uyarınca itiraza ve kararın denetim makamınca incelenmesine yol açabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kısıtlıya yakın hısımlar bulunduğu hâlde haklı sebep gösterilmeden üçüncü kişinin vasi atanmasını hukuka aykırı bulmaktadır. Somut bir örnek: trafik kazası sonucu ağır engelli kalan bir kişiye vasi atanırken, onunla aynı şehirde yaşayan ve yakın ilişki içinde olan eşi vasilik koşullarını taşıyorsa öncelikle eş atanır. Buna karşılık eş, kısıtlıyla boşanma davası içindeyse veya menfaat çatışması varsa, vesayet makamı haklı sebebe dayanarak başka bir yakın hısmı, örneğin kardeşi vasi olarak görevlendirebilir. Böylece TMK Madde 414, aile bağının önceliği ile kısıtlının üstün yararını birlikte gözeten esnek bir düzen kurar.
