TMK 418. Madde
(1) Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:
1. Kısıtlılar,
2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
4. İlgili vesayet daireleri hâkimleri.
TMK 418. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 368 inci maddesi arılaştırılmak ve kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Maddenin (1) numaralıbendinde İsviçre Medenî Kanununun 368 inci maddesinin (1) numaralıbendi ve bunu tekrarlayan yürürlükteki 368 inci maddenin (1) numaralıbendinden farklı olarak “vesayet altında bulunanlar” yerine “kısıtlılar” sözcüğükullanılmıştır. Zira vesayet altında bulunanlar küçükler ve kısıtlılardır. Küçükler vasi olamayacağına göre (1) numaralıbenddeki yasak sadece kısıtlılar içindir. Maddenin (4) numaralıbendinde “İlgili vesayet daireleri hâ kimliği” vesayete engel sebep sayılmaktadır. Bu bendin İsviçre Medenî Kanununun 384 üncü maddesinin (4) numaralıbendindeki karşılığı bu yasağıvasilik için “buna elverişli başka bir kişinin bulunması” koşuluyla öngörmüştür. Madde İsviçre’den farklı olarak böyle bir koşul aramaksızın, vasilik için elverişli bir kişi bulunsa da bulunmasa da vesayet makamı ya da denetim makamıhâ kimleri için vasi olmayıyasaklamaktadır.
Açıklama
TMK Madde 418, hangi kişilerin hiçbir koşulda vasi olarak atanamayacağını sınırlı sayıda (numerus clausus) sayarak vasilik için aranan asgari liyakat ve tarafsızlık şartlarını ortaya koyar. Hükmün gerekçesi, 743 sayılı eski Kanunun 368. maddesinden arılaştırılarak ve kısmen değiştirilerek alındığını belirtir; özellikle eski metindeki ‘vesayet altında bulunanlar’ ifadesi yerine ‘kısıtlılar’ sözcüğünün kullanıldığı, çünkü küçüklerin zaten vasi olamayacağı açıklanır. Bu hüküm, vasilikten kaçınma sebeplerini düzenleyen TMK m.417 ile birlikte okunmalıdır: m.417 göreve ehil kişiye kaçınma imkânı tanırken, m.418 kişiyi baştan vasiliğe ehliyetsiz kılar. Ayrıca vasi seçiminde eş ve hısımların önceliğini düzenleyen TMK m.414 de bu engellerle sınırlanır.
Maddenin uygulama mekanizması dört engel grubu üzerinden işler. Birincisi, kısıtlılar kendileri korunmaya muhtaç olduklarından başkasına vasi olamazlar. İkincisi, kamu hizmetinden yasaklı olanlar veya haysiyetsiz hayat sürenler, güven ilişkisine aykırılık nedeniyle vasi olamaz; bu tespit somut yaşam tarzı ve mahkûmiyet durumuna göre yapılır. Üçüncüsü, menfaati kısıtlanacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar veya aralarında düşmanlık bulunanlar; bu engel, vasinin kısıtlının yararına hareket etme yükümlülüğüyle bağdaşmayan çıkar çatışmalarını önler. Dördüncüsü, ilgili vesayet daireleri hâkimleri; gerekçenin vurguladığı gibi, İsviçre hukukundan farklı olarak burada ‘başka elverişli kişi bulunmaması’ koşulu aranmaz, hâkimler her hâlde vasi olamaz. Vesayet makamı, atama yaparken bu engelleri re’sen araştırmakla yükümlüdür.
Bu engellerden birine rağmen yapılan atama hukuka aykırıdır ve TMK m.422 uyarınca ilgili herkes tarafından on gün içinde itiraz konusu yapılabilir; ayrıca engel sonradan ortaya çıkarsa vasinin görevden alınması (TMK m.477 vd.) gündeme gelir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kısıtlıyla menfaat çatışması bulunan ya da aralarında husumet olan kişinin vasi atanamayacağını, atanmışsa görevine son verilmesi gerektiğini istikrarla kabul etmektedir. Somut bir örnek: kısıtlının taşınmazı üzerinde hak iddia eden ve onunla devam eden bir miras davası bulunan kardeş, menfaat çatışması nedeniyle vasi olarak atanamaz; atanmışsa itiraz üzerine vesayet makamı başka bir yakın hısmı görevlendirir. Böylece TMK Madde 418, kısıtlının korunma rejiminin tarafsızlık ve güven temelini sağlamış olur.
