TMK 420. Madde
(1) Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de re’sen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir.
(2) Vesayet makamının kararı ilân olunur.
TMK 420. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 370 inci maddesini karşılamaktadır. Ancak ondan farklı olarak madde iki fıkra hâ line getirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 386 ncı maddesi üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Mehazın ilk iki fıkrasıtek fıkra hâ line getirilmiş, vesayet makamının kararının ilâ n edilmesi iki hâ li de kapsadığından ayrıfıkra hâ line getirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 420, vasi atanması süreci tamamlanmadan önce vesayet makamının alabileceği geçici önlemleri düzenleyerek, kısıtlama yargılamasının uzaması hâlinde korunmaya muhtaç kişinin haklarının zarar görmesini engellemeyi amaçlar. Hükmün gerekçesi, 743 sayılı eski Kanunun 370. maddesini karşıladığını, İsviçre Medenî Kanununun 386. maddesinden esinlenildiğini ve maddenin iki fıkraya ayrıldığını belirtir. Düzenleme, kısıtlamanın asıl sebeplerini sayan TMK m.405 ila m.408 ile birlikte okunmalıdır; çünkü geçici önlem, ancak bu sebeplerden birinin varlığına dair ciddi belirti bulunduğunda gündeme gelir. Önlemler re’sen alındığından, vesayet makamının harekete geçmesi için ayrı bir talep şartı aranmaz; bu yönüyle hüküm, kamu düzenine ilişkin koruyucu niteliğini ortaya koyar.
Maddenin uygulama mekanizması, vesayet makamına geniş bir takdir yetkisi tanır. Vesayet işleri zorunlu kıldığında makam, henüz vasi atanmadan önce dahi gerekli her türlü önlemi alabilir; bunların en önemlisi, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılması ve ona bir temsilci (kayyım benzeri bir koruyucu) atanmasıdır. Bu önlem sayesinde, örneğin kişinin malvarlığını elden çıkarması, aleyhine borçlandırıcı işlemler yapması ya da üçüncü kişilerce istismar edilmesi önlenir. İkinci fıkra uyarınca vesayet makamının bu kararı ilân olunur; gerekçenin açıkladığı gibi, ilân hem geçici ehliyet kaldırma hem de temsilci atama hâllerini kapsadığından ayrı bir fıkrada düzenlenmiştir. İlân, TMK m.421’deki aleniyet mantığıyla uyumlu biçimde, üçüncü kişilerin geçici ehliyetsizlikten haberdar olmasını sağlar.
Geçici önlem kararı, henüz kesin kısıtlama kararı verilmemiş olsa da derhal hüküm doğurur ve kişinin geçici temsilci aracılığıyla temsil edilmesini gerektirir; bu süreçte kişinin tek başına yaptığı işlemler ehliyetsizlik yaptırımına tâbi olur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ağır akıl hastalığı iddiası gibi durumlarda, yargılama sürerken kişinin korunması için geçici önlem alınmasının gerekliliğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: ileri demans belirtileri gösteren yaşlı bir kişi hakkında kısıtlama davası açıldığında, tıbbî rapor beklenirken kişinin evini düşük bedelle satmaya kalkışması üzerine vesayet makamı, kesin karardan önce fiil ehliyetini geçici olarak kaldırıp bir temsilci atar ve bunu ilân eder. Böylece TMK Madde 420, kısıtlama sürecinin boşluk döneminde korunmaya muhtaç kişiyi etkili biçimde güvence altına alır.
