TMK 429. Madde
Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıdaki işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır:
1. Dava açma ve sulh olma,
2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,
4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
5. Ödünç verme ve alma,
6. Ana parayı alma,
7. Bağışlama,
8. Kambiyo taahhüdü altına girme,
9. Kefil olma.
Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.
TMK 429. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 379 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin “Mahdut ehliyet” şeklindeki kenar başlığı, Beşinci Ayırımın başlığa uygun olarak “Yasal danışmanlık” biçiminde değiştirilmiştir. Maddedeki “reyi alınmak üzere müşavir” yerine “yasal danışmanı” deyimi kabul edilmiştir. Maddenin (1) numaralıbendinde “husumet” den söz edilmişiken usul hukukuna uygunluk sağlamak ve maksadıdaha iyi anlatabilmek için “dava açma ve sulh olma” deyimleri kullanılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasıarılaştırılmak ve kısaltılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yapılmamıştır.
Açıklama
TMK Madde 429, yasal danışmanlık kurumunu düzenler. Hükme göre kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber, korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye, maddede tek tek sayılan dokuz işte görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır. Bu işler arasında dava açma ve sulh olma, taşınmazların alım-satımı ve rehni ile üzerlerinde aynî hak kurulması, kıymetli evrak işlemleri, olağan yönetim dışı yapı işleri, ödünç verme ve alma, ana parayı alma, bağışlama, kambiyo taahhüdü altına girme ve kefil olma yer alır. Hüküm, kısıtlama (TMK m.405 vd.) ile tam ehliyetlilik arasında bir ara rejim oluşturur ve TMK m.431’deki usul kurallarıyla tamamlanır. Gerekçeye göre eski 743 sayılı Kanun’un 379. maddesini karşılamaktadır.
Uygulamada yasal danışmanlık, kişinin fiil ehliyetini bütünüyle kaldırmadan, yalnızca malvarlığını ciddi biçimde etkileyebilecek riskli işlerde ek bir koruma kalkanı sağlar. Bu işler bakımından kişi tek başına işlem yapamaz; yasal danışmanın görüşünün alınması zorunludur. Maddenin ikinci fıkrası ayrıca, aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisinin, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabileceğini öngörür; bu, gelir danışmanlığı olarak adlandırılan ağırlaştırılmış bir korumadır. Yasal danışmanın rolü vasininkinden farklıdır: danışman kişiyi temsil etmez, yalnızca sayılan işlemlere katılarak görüş bildirir. Örneğin savurganlığa eğilimli ancak kısıtlanmayı gerektirmeyen bir kişi taşınmazını satarken, satış işleminin geçerliliği yasal danışmanın görüşünün alınmasına bağlı olur.
Yasal danışmanın görüşü alınmadan yapılan işlemler, kişinin korunması amacına aykırı olduğundan geçerlilik bakımından sakat sayılır ve iptal edilebilir; bu durum işlemin karşı tarafı bakımından da risk yaratır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, yasal danışmanlığın istisnaî bir koruma rejimi olduğunu, ancak atanması hâlinde maddede sayılan işlerde danışmanın katılımının zorunlu olduğunu vurgular. Somut bir örnek: kumar veya aşırı harcama eğilimi bulunan, fakat tam kısıtlamayı haklı kılmayan bir kişiye TMK Madde 429 uyarınca yasal danışman atanır. Bu kişi bir bankadan yüksek tutarlı ödünç almak istediğinde, kredi sözleşmesinin geçerliliği danışmanın görüşünün alınmasına bağlıdır; ayrıca gerekirse malvarlığını yönetme yetkisi kaldırılarak gelirleri üzerindeki serbest tasarruf hakkı kendisine bırakılır.
