TMK 435. Madde
(1) Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler.
(2) Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de kullanılabilir.
TMK 435. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 397d maddesinden aynen alınmıştır. Birinci fıkrada kuruma yerleştirilen kişiye ve ya yakınlarına yerleştirme kararına karşıkararın kendilerine bildirilmesinden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz olanağı getirilmiştir. İkinci fıkrada aynıolanak kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâ linde de öngörülmüştür.
Açıklama
TMK Madde 435, koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilen kişinin veya yakınlarının verilen karara karşı itiraz hakkını düzenler ve İsviçre Medeni Kanunu’nun 397d maddesinden aynen alınmıştır. Hüküm, kişi özgürlüğünün kısıtlanması gibi ağır bir tedbire karşı etkili bir denetim yolu sağlayarak, kararı veren vesayet makamının üzerinde bir denetim makamı önünde gözden geçirme imkânı tanır. Bu yönüyle madde, hak arama özgürlüğünün ve Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyetinin vesayet hukukundaki somut bir yansımasıdır. Madde, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının genel usulünü düzenleyen m.436, yargılama usulünü düzenleyen m.437 ve küçükler bakımından bu hükümlere yollama yapan m.446 ile birlikte değerlendirilmeli; yerleştirme kararının dayanağı olan m.432 vd. ile bütünlük içinde yorumlanmalıdır.
Maddenin işleyişinde itiraz hakkı iki ayrı duruma bağlanmıştır. Birinci fıkraya göre kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, yerleştirme kararına karşı, kararın kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına (asliye hukuk mahkemesine) itiraz edebilir. İtiraz hakkının yalnızca kişiye değil, yakınlarına da tanınmış olması, durumu dolayısıyla kendini ifade edemeyecek durumda olabilecek kişinin korunmasını güçlendiren önemli bir güvencedir. On günlük süre hak düşürücü niteliktedir ve bildirim anından itibaren işler; bu nedenle m.436 uyarınca itiraz hakkının kişiye yazılı olarak hatırlatılması zorunludur. İkinci fıkra, aynı itiraz olanağını kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de tanır; yani kişi kurumdan çıkarılmayı talep etmiş ve bu talep reddedilmişse, ret kararına karşı da on gün içinde denetim makamına başvurabilir.
İtiraz hakkının kişiye usulüne uygun bildirilmemesi, sürenin işlememesine yol açar ve sonradan yapılan itirazın süresinde sayılmasını gerektirebilir; aydınlatma yükümlülüğünün ihlali kararı sakatlar ve denetim makamınca bozulmasına neden olur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, kuruma yerleştirme kararlarında kişiye ve yakınlarına itiraz hakkının yazılı olarak bildirilmesinin zorunlu olduğunu, bu bildirim yapılmadan sürenin başlamayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: akıl hastalığı nedeniyle bir kişi tedavi kurumuna yerleştirildiğinde, bu kararın kendisine ve eşine yazılı bildirilmesinden itibaren on gün içinde her ikisi de denetim makamına itiraz edebilir. Aynı şekilde, kurumda tedavisi tamamlandığını düşünen kişinin çıkarılma talebi reddedilirse, ret kararına karşı da on günlük süre içinde itiraz yoluna gidilebilir; itiraz, kararın hukuka uygunluğunun üst makamca yeniden değerlendirilmesini sağlar.
