TMK ▸ Madde 436
Madde 435

MADDE 436

I. Genel olarak

Madde Listesi

Madde 437

TMK 436. Madde

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:

1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.

2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.

3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır.

4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.

5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. (Mülga cümle:6/12/2019-7196/53md.) (…)

6. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) (Değişik:2/3/2024-7499/7 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla; kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir, kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhâl ilgiliye ve yakınlarına bildirilir. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir, yapılan itiraz kararın icrasını durdurmaz. İtiraz denetim makamınca ivedilikle karara bağlanır.

7. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) Bu madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabilir ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabilir.

TMK 436. Madde Gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 397e maddesinden alınmıştır. Maddede koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında yargıl ama ya ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki genel hükümler dışında özel hükümlere yer verilmiştir. Bu özel hükümler boşanmada yargıl ama usulüne ilişkin 184 üncü madde hükmüne benzer bir hüküm niteliğindedir. Maddede, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken, özgürlüğükısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve haklarıkonusunda aydınlatılmasıgereği özellikle vurgulanmıştır. 85

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 436. maddesi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması tedbirinin usul güvencelerini altı bent hâlinde somutlaştıran ve özellikle 2011 yılında AİHM standartlarına uyum amacıyla yeniden kaleme alınan kilit hükümdür. Madde; karar öncesi kişinin dinlenmesini, sağlık kurulu raporu alınmasını, kişinin avukatla temsil hakkını, yerleştirme süresinin azami sınırını ve serbest bırakılma taleplerinin incelenmesini tek bir çerçevede düzenler.

Birinci bent, karar vermeden önce ilgili kişinin bizzat dinlenmesini zorunlu kılar. Kişinin sağlık durumu duruşmaya katılmasına engel teşkil ediyorsa mahkeme, kişiyi bulunduğu yerde dinler veya istinabe yolunu kullanır. Dinleme, AİHM’in Stanev v. Bulgaria ve X v. Finlandiya kararlarında vurguladığı “kişiyle yüz yüze yargıç teması” ilkesinin Türk hukukundaki karşılığıdır. İkinci bent, uzman hekim veya sağlık kurulu raporu alınmasını emreder. Rapor, kişinin tıbbi durumunu, tehlike arz edip etmediğini, alternatif tedavilerin yetersizliğini ve yerleştirme süresinin öngörülen miktarını içermelidir.

Üçüncü bent, kişinin avukatla temsil edilmesi hakkını güvence altına alır; kişinin avukatı yoksa baro aracılığıyla adli yardım kapsamında atama yapılır. Bu, AİHS m.6 adil yargılanma ve m.5/4 denetim hakkı güvencelerinin özel hukuktaki uzantısıdır. Dördüncü ve beşinci bentler, yerleştirmenin belirli süreli olmasını, sürenin dolması hâlinde kendiliğinden sona ermesini veya yeniden değerlendirme yapılmasını öngörür. Altıncı bent ise serbest bırakılma taleplerinin —kişinin kendisi, yakınları ya da kurum tarafından yapılan başvuruların— ivedilikle incelenmesini şart koşar.

TMK 436, AİHM tarafından sıkça sorgulanan “psikiyatri kliniklerindeki süresiz yatış” sorununa karşı getirilmiş somut bir güvencedir. 2011 öncesinde bu madde daha yuvarlak bir hükümdü; sonraki değişiklikle yargısal denetim, azami süre ve uzman raporu zorunluluğu açıkça yazıya geçirilmiştir. Düzenleme, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, Ruh Sağlığı Hizmetleri Yönetmeliği ve Hasta Hakları Yönetmeliği ile birlikte uygulanır; kişinin tıbbi kararlara katılım hakkı, bilgilendirilme hakkı ve onam hakkı bu maddenin uygulamasında gözetilir.

Uygulamada TMK 436, özellikle psikiyatri yatırmalarında ve uzun süreli bakım yerleştirmelerinde sulh hukuk mahkemelerinin başvurduğu usul kataloğudur. Rapor almaksızın, kişiyi dinlemeksizin, belirli süre koymaksızın ya da avukat hakkı sağlamaksızın verilen yerleştirme kararları istinaf ve temyizde bozulur; Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda hak ihlali tespit edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu maddenin her bendini ayrı ayrı denetleme yöntemini benimsemiş; bendlerden birinin ihlali dahi tedbiri geçersiz kılabilmektedir. TMK 436, böylece Türk vesayet hukukunda koruma ile özgürlük arasındaki dengeyi kurumsal ve ayrıntılı bir usul disiplini ile kurar.

Madde 435

MADDE 436

I. Genel olarak

Madde Listesi

Madde 437

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-436/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık