TMK 436. Madde
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır.
4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. (Mülga cümle:6/12/2019-7196/53md.) (…)
6. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) (Değişik:2/3/2024-7499/7 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla; kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir, kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhâl ilgiliye ve yakınlarına bildirilir. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir, yapılan itiraz kararın icrasını durdurmaz. İtiraz denetim makamınca ivedilikle karara bağlanır.
7. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) Bu madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabilir ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabilir.
TMK 436. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 397e maddesinden alınmıştır. Maddede koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında yargıl ama ya ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki genel hükümler dışında özel hükümlere yer verilmiştir. Bu özel hükümler boşanmada yargıl ama usulüne ilişkin 184 üncü madde hükmüne benzer bir hüküm niteliğindedir. Maddede, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken, özgürlüğükısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve haklarıkonusunda aydınlatılmasıgereği özellikle vurgulanmıştır. 85
Açıklama
TMK Madde 436, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının genel usulünü düzenler ve İsviçre Medeni Kanunu’nun 397e maddesinden alınmıştır. Madde, bu konudaki yargılamanın kural olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na (bugün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na) tâbi olduğunu belirtmekle birlikte, kişi özgürlüğünün taşıdığı önem nedeniyle yedi bent hâlinde özel güvenceler öngörür. Gerekçede özellikle vurgulandığı gibi, özgürlüğü kısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve hakları konusunda aydınlatılması esastır. Madde, itirazı düzenleyen m.435 ve yargılama usulünü düzenleyen m.437 ile bir bütün oluşturur; ayrıca 6/12/2019 tarihli 7196 sayılı ve 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunlarla eklenen ve değiştirilen 6 ve 7. bentlerle resmî sağlık kurulu raporu ve zor kullanma süreçleri ayrıntılandırılmıştır.
Maddenin işleyişinde öncelikle aydınlatma yükümlülüğü öne çıkar: karar verilirken ilgilinin kısıtlama sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve denetim makamına itiraz hakkı bulunduğunun yazılı olarak dikkatine sunulması zorunludur. Kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde itiraz edebileceği derhâl yazılı bildirilir. Mahkeme kararını gerektiren her istem gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır; vesayet makamı veya hâkim durumun özelliğine göre istemin görüşülmesini erteleyebilir. Beşinci bent kritik bir güvencedir: akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık hâllerinde ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Altıncı bent, rapor temini için biyolojik örnek alınmasına, gerekli tıbbi müdahalelere ve hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirmeye izin verir; yedinci bent ise kararların icrası için gerektiğinde zor kullanılabileceğini öngörür.
Bu güvencelerin ihlali, özellikle aydınlatma yükümlülüğünün veya resmî sağlık kurulu raporu zorunluluğunun atlanması, kararı sakatlar ve denetim makamı önünde itirazla iptale yol açar; hekim ön raporuyla yapılan yerleştirme kararına karşı ilgili veya yakınları on gün içinde itiraz edebilir, ancak itiraz icrayı durdurmaz ve denetim makamınca ivedilikle karara bağlanır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, özgürlüğün kısıtlanmasında resmî sağlık kurulu raporunun ve kişinin haklarına ilişkin yazılı aydınlatmanın zorunlu olduğunu, eksikliğinin bozma sebebi sayılacağını vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: uyuşturucu bağımlısı bir kişinin tedavi amacıyla kuruma yerleştirilmesi istendiğinde, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir, durum derhâl kendisine ve yakınlarına bildirilir; nihai karar ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra verilebilir ve kişiye on günlük itiraz hakkı yazılı hatırlatılır.
