TMK 440. Madde
(1) Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. (Ek ibare: 16/7/2026-7589/11 md.) (Bu değişiklik 31/10/2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.)
(2) Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
TMK 440. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 384 üncü maddesini karşılamak tadır. “Sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 440, vesayet altındaki kişiye ait taşınırların satılmasını düzenler ve yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanun’un 384. maddesinin karşılığıdır; gerekçeye göre eski metindeki ‘sulh mahkemesi’ yerine ‘vesayet makamı’ deyimi kullanılmıştır. Hüküm, korunan kişinin taşınır mallarının ancak menfaatinin gerektirdiği hâllerde ve kural olarak açık artırma yoluyla elden çıkarılmasını öngörerek malvarlığının korunmasını amaçlar. Madde, taşınmazların satışını düzenleyen m.444 ile koşutluk içinde olmakla birlikte taşınırlara özgü olarak daha esnek bir rejim getirir; ayrıca değerli şeylerin saklanmasını düzenleyen m.439, paraların yatırılmasını öngören m.441 ve vasinin önemli işlemlerde izin almasını gerektiren m.462 hükümleriyle bütünlük içinde değerlendirilmelidir.
Maddenin uygulanmasında, değerli şeyler dışındaki taşınırlar, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiğinde, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca açık artırma ile satılır. Ancak hâkime önemli bir takdir yetkisi tanınmıştır: özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Bu esneklik, bozulabilir mallar, küçük değerli eşyalar veya açık artırmanın masraf ve zahmetine değmeyecek taşınırlar için pratik bir çözüm sunar. İkinci fıkra ise koruyucu bir sınır getirir: vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, yani manevi değeri olan aile yadigârları, hatıra niteliğindeki eşyalar, zorunluluk olmadıkça satılamaz. Vasi, bu mallar üzerinde tasarrufta bulunurken makamın gözetimine ve hesap verme yükümlülüğüne tâbidir.
Menfaat koşulu gerçekleşmeden veya makamın talimatı alınmadan yapılan taşınır satışı vasiyi sorumlu kılar; özellikle aile için özel değer taşıyan bir eşyanın zorunluluk olmaksızın elden çıkarılması, TMK m.466-467 uyarınca tazminat sorumluluğuna ve görevden almaya yol açabilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vesayet altındaki kişinin taşınırlarının ancak menfaati gerektirdiğinde ve usulüne uygun biçimde satılabileceğini, manevi değer taşıyan eşyaların korunması gerektiğini vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: kısıtlı bir kişinin bakım masraflarını karşılamak için elindeki sıradan mobilyaların satılması gerektiğinde, vasi makamın talimatıyla açık artırma düzenler; değeri düşük ve bozulabilir mallar söz konusuysa hâkim pazarlıkla satışa izin verebilir. Buna karşılık korunan kişinin dedesinden kalan ve aile için özel anlam taşıyan bir saat, gerçek bir zorunluluk doğmadıkça satılamaz.
