TMK ▸ Madde 446
Madde 445
MADDE 446

b. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması

Madde 447

TMK 446. Madde

(1) Küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine vasinin başvurusu üzerine vesayet makamı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhâl vesayet makamına bildirir.

(2) Bunun dışında usul ve yetkiyle ilgili konularda kısıtlı olsun veya olmasın erginlerin korunması amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin hükümler uygulanır.

(3) Onaltı yaşını doldurmamış çocuk bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaz.

TMK 446. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda mevcut olmayan bu madde, kenar başlığıyla birlikte İsviçre Medenî Kanununun 405a maddesinden aynen alınmıştır. Birinci fıkrada küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesinde vasinin başvurusu koşuluyla vesayet makamının yetkili olduğu belirlenmiş, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâ llerde bu yetkiyi vasinin de kullanabileceği kabul edilmiştir. İkinci fıkrada yetkiye ilişkin birinci fıkra hükmüdışındaki usul ve yetkiyle ilgili diğer konularda ergin kişilerin korunmasıamacıyla özgürlüklerin kısıtlanmasınıdüzenleyen 432 ve devamımaddelere yoll ama yapılmıştır. Üçüncüfıkrada onaltıyaşınıdoldurmamışçocukların koruma amacıyla kuruma yerleştirilmeyi bizzat talep edemeyecekleri öngörülmüştür.

Açıklama

TMK Madde 446, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kurumunun küçükler bakımından nasıl uygulanacağını düzenler ve İsviçre Medeni Kanunu’nun 405a maddesinden alınmıştır. Hüküm, küçüğün bir kuruma yerleştirilmesinde karar yetkisinin kural olarak vesayet makamında (sulh hukuk mahkemesinde) olduğunu, vasinin ise bu yönde başvuruda bulunabileceğini öngörür. Madde, erginlerin korunması amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını düzenleyen TMK m.432 ve devamı hükümlerine açık bir yollama yaparak, küçükler için ayrı ve eksiksiz bir usul kurmaktan kaçınır; böylece m.436, m.437 ve m.439 gibi yargılama ve itiraz hükümleri kıyasen küçüklere de uygulanır. Vesayet hukukunun genel yapısı içinde m.445’teki vasinin bakım ve eğitim yükümlülüğüyle de doğrudan bağlantılıdır.

Maddenin işleyişinde üç ayrı durum belirir. Birincisi, normal akış içinde küçüğün kuruma yerleştirilmesi vasinin başvurusu üzerine vesayet makamının kararıyla gerçekleşir; vasi tek başına yetkili değildir, talep makamı konumundadır. İkincisi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yani çocuğun sağlığı veya güvenliği için bekleme imkânının olmadığı acil durumlarda, vasi bizzat karar verebilir; ancak bu istisnai yetkiyi kullandığında durumu derhâl vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür ve bildirim sonrası makam denetimi devreye girer. Üçüncüsü, usul ve yetkiyle ilgili diğer tüm konularda erginlere ilişkin koruma hükümleri devreye girdiğinden, resmî sağlık kurulu raporu, dinlenme ve itiraz gibi güvenceler küçük için de geçerlidir. On altı yaşını doldurmamış çocuğun bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaması ise ehliyet temelli bir sınırlamadır.

Hükme aykırı işleyen bir yerleştirme, özgürlüğün hukuka aykırı kısıtlanması sonucunu doğurur ve TMK m.435 ile m.436 uyarınca on günlük süre içinde denetim makamına itiraz konusu olabilir; acil yetkisini kötüye kullanan veya bildirim yükümlülüğünü ihlal eden vasi, m.466 vd. çerçevesinde sorumlu tutulur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, küçüğün kuruma yerleştirilmesinde çocuğun üstün yararının ve resmî sağlık kurulu raporunun zorunlu olduğunu, salt vasinin talebinin yeterli sayılamayacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: uyuşturucu bağımlısı 15 yaşındaki vesayet altındaki bir çocuğun tedavi amacıyla kuruma yerleştirilmesi gerektiğinde, vasi vesayet makamına başvurur; gece yarısı yaşanan akut bir kriz nedeniyle beklenemeyecekse vasi geçici yerleştirme kararı verip ertesi gün makamı bilgilendirir. Çocuk 16 yaşını doldurmadığından bu süreci kendisi mahkemeye taşıyamaz, ancak yakınları itiraz yoluna gidebilir.

Madde 445
MADDE 446

b. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması

Madde 447