TMK ▸ Madde 468
Madde 467
MADDE 468

C. Devletin sorumluluğu

Madde 469

TMK 468. Madde

(1) Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.

(2) Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.

(3) Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.

TMK 468. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 410 uncu maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada vesayet makamıve denetim makamıgibi vesayet dairelerinde görevli olanların haksız fiilleri ile başkalarına verdikleri zarardan dolayıDevlet’in sorumlu tutulmasıesasıgetirilmiştir. Türk hukukunda geçerli olan memurların memuriyet görevleri nedeniyle verdikleri zarardan memurun değil, doğrudan doğruya Devlet’in sorumlu olduğu, zararıtazmin eden Devlet’in kendi memuruna rücu etmesine ilişkin genel ilke maddede aynen tekrar edilmiştir. Aynıkural Anayasanın 129 uncu maddesinde de yer almıştır. Aynıfıkrada Devlet, vesayet makamlarında görevli olanlar dışında, vasi, kayyım ve yasal danışmanların verdikleri zararlardan da sorumlu tutulmuştur. Ancak Devletin vasi, kayyım ve yasal danışmanların verdikleri zararlardan sorumluluğu, ancak bu kişilerden zararın tanzim edilmemesi hâlinde ikinci derece bir sorumluluk olarak düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasıDevlet’in, zarardan sorumlu kusuru olan kişilere rücu hakkınıdüzenlemektedir. 90 Maddenin üçüncüfıkrasında kusurlu kişilerin, rücu hakkınıkullanan Devlet karşısında müteselsilen sorumlu olduklarıhükmüne yer verilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 468, vesayet teşkilatının işleyişinde doğan zararlardan Devletin sorumluluğunu düzenler. Birinci fıkraya göre Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı biçimde sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumludur; ayrıca vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumlu tutulur. Vesayet daireleri vesayet makamı ile denetim makamını ifade eder (TMK m.397). Madde gerekçesi, kamu görevlilerinin görevleri sırasında verdikleri zarardan doğrudan Devletin sorumlu olacağı yönündeki genel ilkenin Anayasa m.129 ile de uyumlu olduğunu belirtir. Devletin vasi, kayyım ve yasal danışmanlardan kaynaklanan zararlardan sorumluluğu ise ikinci derecelidir; yani zarar önce bu kişilerden tahsil edilmeye çalışılır, tahsil edilemezse Devlet devreye girer.

Bu yapı, vesayet altındaki kişinin korunmasını güvence altına alan iki katmanlı bir sorumluluk sistemidir. Vesayet makamı veya denetim makamında görevli hâkim ve memurların kusuru söz konusu olduğunda Devlet birinci derecede ve doğrudan sorumludur; mağdurun önce görevliye başvurması gerekmez. Buna karşılık zararı veren bir vasi ise, mağdur önce TMK m.467 uyarınca vasiye karşı tazminat davası açar; vasinin malvarlığından zarar karşılanamazsa, geriye kalan kısım için Devlete başvurulur. İkinci fıkra, zararı tazmin eden Devletin, zararın doğmasında kusurlu olanlara rücu edeceğini öngörür. Üçüncü fıkra ise birden fazla kusurlu kişinin, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsil sorumlu olduğunu düzenler; böylece Devlet ödediği tazminatın tamamını kusurluların herhangi birinden isteyebilir.

Bu sorumluluğa dayanan davalar, görev ve yetki bakımından TMK m.469’daki özel kurallara tabidir. Yargıtay ilgili hukuk dairesi, vesayet makamının denetim ve gözetim görevini gereği gibi yerine getirmemesinden doğan zararlarda Devletin doğrudan sorumlu tutulacağını, vasinin verdiği zararlarda ise Devletin ikincil sorumluluğunun ancak zararın vasiden tahsil edilemediği ispatlandığında doğacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek: vasi, vesayet altındaki kişinin parasını izinsiz çekip kendi borçlarını ödemiş ve malvarlığı bulunmadığından zarar ondan tahsil edilememişse, vesayet altındaki kişi bu zararı Devletten isteyebilir; Devlet ödediği tutar için hem kusurlu vasiye hem de denetim görevini ihmal eden vesayet makamı görevlisine müteselsilen rücu eder. TMK Madde 468 böylece korumasız kalmayı önleyen bir güvence işlevi görür.

Madde 467
MADDE 468

C. Devletin sorumluluğu

Madde 469