TMK ▸ Madde 480

TMK 480. Madde

(1) Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.

TMK 480. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 424 üncümaddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Açıklama

TMK Madde 480, vasilik görevinin belirli bir süre için verildiği hâllerde, bu sürenin dolmasıyla görevin kendiliğinden sona ereceğini düzenler. Vasi kural olarak iki yıllık bir süre için atanır ve vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir; sürenin uzatılmaması hâlinde ise görev, sürenin dolmasıyla son bulur. Bu hüküm, vasilik görevinin atanma ve süre rejimini düzenleyen TMK Madde 456 ile doğrudan bağlantılı olup vesayet teşkilatının süreli ve denetimli yapısını tamamlar. Maddenin gerekçesinde, eski Kanunun 424. maddesini karşıladığı, herhangi bir hüküm değişikliği içermediği ve yalnızca dilin arılaştırılması suretiyle yeniden kaleme alındığı belirtilmektedir. Böylece görevin sona erme sebeplerinden biri olan sürenin dolması açık biçimde düzenlenmiş olur.

Uygulama bakımından sürenin dolması, vasilik görevini otomatik olarak sona erdirmez denilemese de, vesayet makamının uzatma yönünde irade ortaya koymaması bu sonucu doğurur. Pratikte vesayet makamı, sürenin sonuna yaklaşıldığında vasinin hesabını ve raporunu inceler; vasinin görevini özenle yürüttüğüne kanaat getirirse süreyi uzatır, aksi hâlde uzatmayarak başka bir vasi atayabilir. Süre dolduğunda vasinin yükümlülükleri tümüyle bir anda ortadan kalkmaz; TMK Madde 482 uyarınca yeni vasi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmaya devam eder. Ayrıca görevi sona eren vasi, son hesabı vermek ve yönetimindeki malvarlığını yeni vasiye veya ergin hâle gelmiş kısıtlıya teslim etmekle yükümlüdür. Bu mekanizma, görev devrinin düzenli ve denetlenebilir şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Sürenin dolmasıyla görevi sona eren vasi, son hesabını vermez veya teslim yükümlülüğünü yerine getirmezse, TMK Madde 467 ve devamı uyarınca sorumluluğu doğar ve vesayet makamı gerekli önlemleri alır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi kararlarında, görev süresi dolan vasinin hesap verme ve devir yükümlülüğünün sürdüğü, bu yükümlülüğü ihmal etmesinin tazminat sorumluluğu doğuracağı kabul edilmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: iki yıllık süre için atanan vasinin görevi, vesayet makamının uzatma kararı almaması üzerine sürenin dolmasıyla sona erer; bu durumda vasi, kısıtlıya ait banka hesaplarını, taşınmazları ve gelir kayıtlarını gösteren son hesabı vesayet makamına sunmak ve yeni atanan vasiye eksiksiz teslim etmek zorundadır. Aksi takdirde oluşan zarardan kişisel olarak sorumlu tutulur.