TMK 548. Madde
(1) Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar.
(2) Mirasbırakandan önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ölüme bağlı tasarrufta bulunandan, miras sözleşmesi uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilirler.
TMK 548. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 495 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre MedenîKanununun 515 inci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci cümlesinde, mirasbırakandan önce ölüm nedeniyle miras sözleşmesinin son bulmasıüzerine, ölenin mirasçılarının ölüm tarihinde elde kalan miktarıgeri vermekle yükümlüolduklarıöngörülmüştür. Bu hüküm uygulamada haksızlıklara yol açtığından, İsviçre MedenîKanununun 515 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun olarak “ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilirler.” şeklinde düzeltilmiştir. Buna göre ölenin mirasçılarıölüm tarihinde elde kalan miktarıdeğil, bu tarih itibarıyla bu yolla zenginleştiği miktarıgeri vermekle yükümlüolacaklardır.
Açıklama
TMK Madde 548, miras sözleşmesinden yararlanan kişinin mirasbırakandan önce ölmesi hâlinde sözleşmenin akıbetini ve geri verme yükümlülüğünü düzenler. Birinci fıkraya göre mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar. İkinci fıkra ise mirasbırakandan önce ölen kişinin mirasçılarının, aksi kararlaştırılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufta bulunandan miras sözleşmesi uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebileceklerini öngörür. Maddenin gerekçesi, hükmün eski 743 sayılı Kanunun 495. maddesini karşıladığını ve İsviçre Medenî Kanununun 515. maddesine uygun olarak yeniden kaleme alındığını belirtir; gerekçeye göre eski metnin ‘elde kalan miktarın geri verilmesi’ yolundaki düzenlemesi uygulamada haksızlıklara yol açtığından, ‘ölüm tarihindeki zenginleşme’ ölçütüne geçilmiştir. Hüküm, miras sözleşmesini düzenleyen TMK m.545 ve devamı ile bağlantılıdır.
Maddenin işleyişi iki ayrı sonuca bağlanır. İlk olarak, lehine kazandırma yapılan kişinin mirasbırakandan önce ölmesi, miras sözleşmesini başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erdirir; çünkü mirasçılık ve belirli mal bırakma, ancak ölüm anında sağ olan kişiye sağlanabilir. Bu kuralın istisnası, sözleşmede halefiyet veya yedek mirasçılık öngörülmüş olmasıdır. İkinci olarak, miras sözleşmesinin çoğu kez ivazlı, yani karşılıklı edimler içeren bir yapısı bulunduğundan, önceden ölen kişi sağlığında mirasbırakana bazı edimler sağlamış olabilir. Bu durumda ölen kişinin mirasçıları, mirasbırakandan miras sözleşmesi nedeniyle oluşan zenginleşmeyi geri isteyebilir. Burada belirleyici olan, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla bu kazandırmalardan ne ölçüde zenginleşmiş olduğudur; ölen kişinin verdiği edimlerin tamamı değil, ölüm anında mevcut zenginleşme tutarı geri istenebilir. Tarafların sözleşmede aksini kararlaştırmaları, yani geri verme yükümlülüğünü kaldırmaları mümkündür.
Maddenin sonucu, sebepsiz zenginleşme mantığına yaklaşan bir iade yükümlülüğüdür; geri verilecek tutar, sağlanan edimlerin nominal toplamı değil, ölüm anındaki güncel zenginleşmedir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, miras sözleşmesinin ivazlı olduğu hâllerde önceden ölen tarafın mirasçılarının iade talebinin, mirasbırakanın ölüm tarihindeki zenginleşmesiyle sınırlı olduğunu ve bu zenginleşmenin somut delillerle belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: yaşlı bir kişi, kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında bir yakınını miras sözleşmesiyle mirasçı atamış ve bu yakını ona yıllarca bakmışsa, ancak yakının mirasbırakandan önce ölmesi hâlinde sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Bu durumda önceden ölen yakının mirasçıları, mirasbırakanın bu bakım ve hizmetlerden ölüm tarihi itibarıyla ne kadar zenginleştiğini hesaplatarak bu tutarı terekeden talep edebilir; aksi sözleşmede kararlaştırılmışsa bu talep doğmaz.
