TMK ▸ Madde 563

TMK 563. Madde

(1) Tenkis, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı atanması yoluyla veya diğer bir ölüme bağlı tasarrufla elde edilen kazandırmaların tamamında, orantılı olarak yapılır.

(2) Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma elde eden kimse, bazı vasiyetleri yerine getirmekle yükümlü kılınmışsa, kazandırmanın tenkise tâbi tutulması hâlinde, bu kimse mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilir.

TMK 563. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 505 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak ikinci fıkrada ölüme bağlıtasarrufla kendisine kazandırma yapılan kimseye bazıvasiyetleri yerine getirme borcu yükletildiği hâllerde, yapılan kazandırma tenkise tâbi tutulduğu takdirde, bu kimsenin, vasiyet borçlarının tenkisini isteme hakkıbulunduğu açıklığa kavuşturulmuştur. 108

Açıklama

TMK Madde 563, tenkis işleminin ölüme bağlı tasarruflar arasında nasıl dağıtılacağını, yani tenkisin hangi sıra ve oranda yapılacağını düzenler. Birinci fıkraya göre tenkis, mirasbırakanın iradesinin başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı atanması yoluyla veya diğer ölüme bağlı tasarruflarla elde edilen kazandırmaların tamamında orantılı olarak yapılır. İkinci fıkra ise kendisine kazandırma yapılan ve aynı zamanda bazı vasiyetleri yerine getirmekle yükümlü kılınan kişinin durumunu düzenler: bu kişinin kazandırması tenkise uğrarsa, mirasbırakanın aksi yönde bir iradesi anlaşılmadıkça, üzerine yüklenen vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebileceğini öngörür. Gerekçe, hükmün eski 743 sayılı Kanun’un 505. maddesini karşıladığını ve ikinci fıkrada vasiyet borçlarının tenkisini isteme hakkının açıklığa kavuşturulduğunu belirtir. Madde, TMK 561 ve 564 ile birlikte tenkisin teknik düzenini tamamlar.

Uygulama mekanizmasında maddenin getirdiği iki temel ilke vardır. İlki orantılılık ilkesidir: saklı pay ihlali nedeniyle tenkis gerektiğinde, birden fazla atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı bulunuyorsa, her birinin kazandırması payı oranında ve eşit ölçüde kısılır; biri ön plana çıkarılıp diğeri korunmaz. İkincisi mirasbırakanın iradesine üstünlük tanınmasıdır: mirasbırakan, tasarrufunda hangi kazandırmanın önce veya daha fazla tenkis edileceğini ya da bir kazandırmanın olabildiğince korunacağını belirtmişse, bu irade orantılılık kuralının önüne geçer ve tenkis ona göre yapılır. İkinci fıkranın kurduğu denge ise yüklemeli kazandırmalara ilişkindir: bir kişiye hem kazandırma yapılıp hem de bir başkasına vasiyeti ifa borcu yüklenmişse, kazandırma kısıldığında yararlanan kişinin elinde kazandırmadan daha ağır bir borç yükü kalmaması için, vasiyet borçları da kazandırmanın tenkis oranında azaltılır; böylece yararlananın aleyhine bir dengesizlik doğmaz.

Tenkis davasında hâkim, önce mirasbırakanın tasarrufunda tenkis sırasına veya yöntemine ilişkin özel bir irade bulunup bulunmadığını yorumlar; böyle bir irade yoksa tüm ölüme bağlı kazandırmaları orantılı biçimde kısarak saklı payı tamamlar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, mirasbırakanın tenkis sırasına ilişkin iradesinin tasarrufun yorumuyla belirleneceğini, açık bir yön gösterilmemişse orantılı tenkisin esas olduğunu kabul etmektedir. Somut örnek: mirasbırakan, terekesinin tasarruf edilebilir kısmını aşacak şekilde iki ayrı kişiye eşit değerde mal vasiyet etmiş ve saklı pay sahibi mirasçısının payı zedelenmişse; mirasbırakan tasarrufunda bir öncelik belirtmedikçe, her iki vasiyet de TMK Madde 563 uyarınca aynı oranda tenkis edilir. Buna karşılık, vasiyet alacaklılarından biri üçüncü bir kişiye vasiyeti ifa borcu yüklenmişse, kendi kazandırması kısıldığı oranda bu ifa borcunun da azaltılmasını talep edebilir.