TMK 576. Madde
(1) Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır.
(2) Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.
TMK 576. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 518 inci maddesini karşılamaktadır. Miras mallarınerede bulunursa bulunsun, miras işlerinin tek elden, yani aynımahkeme tarafından yürütülmesinin uygun olacağıdüşüncesiyle birinci fıkrada, mirasın, malvarlığının tamamıiçin mirasbırakanın yerleşim yerinde açılacağıdüzenlenmiştir. Birinci fıkrada yürürlükteki metinde yer alan “mahkeme” sözcüğüçıkarılmıştır. Çünkümahkeme sözcüğümirasın mutlaka bir dava veya mahkemeye yapılacak bir başvuru ile açılacağıizlenimini yaratmaktadır. Bu yanlıştır. Amaç , miras işleri nedeniyle yapılacak işlemler için bir yer belirlenmesi olup, bu yerin “mirasbırakanın yerleşim yeri” olduğu maddenin birinci fıkrasında belirtilmiştir. Mahkeme ve yetki konusu ikinci fıkrada düzenlenmişbulunmaktadır. Maddenin birinci fıkrasında sözüedilen “son ikametgah” yerine sadece “yerleşim yeri” sözcükleri kullanılmıştır. Yerleşim yerinin ne olduğu 19 uncu maddede belirlenmiştir. Yerleşim yerinin tekliği ilkesi olduğuna göre, mevcut ifadenin, “son” yerleşim yeri yanında sanki “önceki” yerleşim yerinin de geçerli olabileceği kanısınıuyandıracağıdüşüncesiyle, sadece yerleşim yeri sözcüğükullanılmıştır. Bir kimsenin birden fazla yerleşim yeri olamayacağına göre, mirasbırakanın yerleşim yeri mirasın açılma yeri olacaktır. Yürürlükteki maddenin ikinci cümlesindeki “ölüme bağlıtasarrufların” deyimi yerine “mirasbırakanın tasarruflarının” sözleri kullanılmıştır. Buna göre mirasbırakanın ister ölüme bağlıtasarrufu ister sağlararasıtasarruflarıolsun, iptali bu madde hükmüne tâbi tutulmuştur. Bu hüküm maddeye ikinci fıkra olarak eklenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 576, mirasın açılma yerini ve mirasla ilgili davaların görüleceği yetkili mahkemeyi düzenlemektedir. Hüküm, mirasın malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılacağını belirleyerek, miras işlerinin tek elden ve aynı mahkemece yürütülmesini amaçlar. Madde, yerleşim yerinin tanımını yapan TMK 19 ile sıkı bağlantılıdır; mirasbırakanın yerleşim yeri bu hükme göre belirlenir ve yerleşim yerinin tekliği ilkesi geçerlidir. Gerekçede, eski metindeki mahkeme sözcüğünün mirasın mutlaka bir dava ile açılacağı izlenimi yarattığı için çıkarıldığı, ayrıca son ikametgah yerine sadece yerleşim yeri ifadesinin tercih edildiği açıklanmaktadır. İkinci fıkrada sayılan davalar bakımından bu mahkemenin kesin yetkili olması, miras hukukundaki yetki düzeninin temelini oluşturur ve HMK’nın yetkiye ilişkin genel kurallarına göre özel hüküm niteliği taşır.
Maddenin uygulama mekanizması bakımından, ölüm anındaki yerleşim yeri belirleyicidir ve bu yer, taşınmazların nerede bulunduğundan bağımsızdır. Birinci fıkra mirasın açılma yerini, ikinci fıkra ise belirli davaların yetkili mahkemesini düzenler. İkinci fıkraya göre mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Gerekçede vurgulandığı üzere, eski metindeki ölüme bağlı tasarruflar ifadesi yerine mirasbırakanın tasarrufları denilerek, sağlararası tasarrufların iptali de bu yetki kuralına dahil edilmiştir. Örneğin mirasbırakan İzmir’de yerleşik iken Ankara ve İstanbul’da taşınmazları bulunsa dahi, terekeyle ilgili tenkis ya da paylaştırma davaları İzmir mahkemesinde açılır. Bu kural, dağınık terekelerde çelişik kararların önüne geçer ve usul ekonomisini sağlar; yetki kesin olduğundan mahkemece re’sen gözetilir.
TMK Madde 576’da öngörülen yetki kuralına aykırı olarak başka bir yer mahkemesinde açılan dava, yetkisizlik nedeniyle reddedilir ve dosya talep halinde yetkili yerleşim yeri mahkemesine gönderilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, miras sebebiyle istihkak, tenkis ve paylaştırma davalarında mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, bu yetkinin kamu düzeninden sayılarak re’sen dikkate alınacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnekle: Bursa’da yerleşik olarak ölen mirasbırakanın çocuklarından biri, saklı payının zedelendiği iddiasıyla tenkis davasını kendi oturduğu Eskişehir’de açarsa, mahkeme yetkisizlik kararı vererek dosyayı Bursa nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderir. Aynı şekilde mirasbırakanın sağlığında yaptığı bir bağışın muvazaa nedeniyle iptali istendiğinde de yetkili mahkeme Bursa olacaktır; taşınmazın Antalya’da bulunması bu sonucu değiştirmez. Böylece terekeye ilişkin tüm uyuşmazlıklar tek merkezde toplanır.
