TMK 616. Madde
(1) Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi hâlinde, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.
TMK 616. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 556 ncımaddesini karşılamaktadır. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır ve vasiyet alacaklısının reddetmesi durumunda, onun hakkının mirasçılara kalacağı, fakat mirasbırakanın bunun aksini kararlaştırabileceği hususu daha açık düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 616, vasiyet alacaklısının kendisine bırakılan vasiyeti reddetmesi hâlinde bu reddin kimin yararına sonuç doğuracağını düzenler. Tek fıkradan oluşan hükme göre, vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi hâlinde, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır. Burada düzenlenen ret, mirasçılık sıfatının reddinden (TMK 605 ve devamı) farklıdır; konusu, belirli mal vasiyeti yoluyla sağlanan bir alacak hakkıdır. Vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla kendisine tanınan bu kazandırmayı kabule zorlanamaz ve reddedebilir. Gerekçede belirtildiği üzere, kenar başlığıyla birlikte arılaştırılarak yeniden kaleme alınan madde, vasiyet alacaklısının reddetmesi hâlinde hakkın kime kalacağını ve mirasbırakanın bunun aksini kararlaştırabileceğini önceki metne göre daha açık biçimde düzenler; hüküm değişikliği yapılmamıştır.
Uygulamada vasiyet yükümlüsü, vasiyet borcunu yerine getirmekle yükümlü olan kişidir; çoğu zaman bu, vasiyet konusu malı terekeden devretmek durumunda olan mirasçıdır. Vasiyet alacaklısı vasiyeti reddederse, vasiyet konusu kazandırma artık ifa edilmeyeceğinden, bunu yerine getirmekle yükümlü olan vasiyet yükümlüsü bu yükten kurtularak yararlanır; başka bir deyişle, devretmek zorunda olduğu mal veya değer kendisinde kalır. Ancak bu kural mutlak değildir: mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufunda redden başka bir kişinin yararlanmasını öngörmüşse veya yedek vasiyet alacaklısı belirlemişse, mirasbırakanın bu iradesine üstünlük tanınır. Tasarruftan mirasbırakanın farklı bir arzusu anlaşıldığında, redden o yönde belirlenen kişi yararlanır. Bu düzenleme, mirasbırakanın iradesine saygı ilkesini esas alır; kanunun öngördüğü ‘vasiyet yükümlüsünün yararlanması’ çözümü yalnızca mirasbırakanın aksi yönde bir irade ortaya koymadığı hâllerde tamamlayıcı kural olarak devreye girer.
Vasiyetin reddi geçerli biçimde gerçekleştiğinde, vasiyet konusu hakkın akıbeti yukarıdaki ölçütlere göre belirlenir ve vasiyet yükümlüsü ile mirasbırakanın iradesi arasında bir öncelik değerlendirmesi yapılır. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi hâlinde, mirasbırakanın tasarrufunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça bu redden vasiyet yükümlüsünün yararlanacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakan vasiyetnamesinde bir taşınmazını komşusuna bırakmış, ancak komşu bu vasiyeti reddetmişse, mirasbırakan tasarrufunda redden başka birinin yararlanacağını belirtmediği sürece, taşınmazı devretmekle yükümlü olan mirasçı (vasiyet yükümlüsü) bu redden yararlanır ve taşınmaz terekede kalır. Buna karşılık mirasbırakan vasiyetnamesinde ‘komşum kabul etmezse bu taşınmaz hayır kurumuna kalsın’ demişse, TMK Madde 616 uyarınca mirasbırakanın bu açık iradesine üstünlük tanınır ve taşınmaz hayır kurumuna geçer.
