TMK 622. Madde
(1) Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar, deftere doğrudan doğruya geçirilir.
(2) Deftere geçirilenler, alacaklılara ve borçlulara bildirilir.
TMK 622. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 562 nci maddesini karşılamaktadır. 121 Madde İsviçre MedenîKanununun 583 üncümaddesinde olduğu gibi iki fıkra hâline getirilmiştir. Yürürlükteki maddede yer alan “müteveffanın evrakı” deyimi yerine “mirasbırakanın belgeleri” deyimi tercih edilmiştir. Madde arılaştırılmak suretiyle daha anlaşılır hâle getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 622, resmî defter tutma sürecinde belirli alacak ve borçların ilân yoluyla bildirim beklenmeksizin doğrudan deftere geçirilmesini düzenler. Birinci fıkraya göre, resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar deftere doğrudan doğruya geçirilir; ikinci fıkra ise deftere geçirilen bu kalemlerin alacaklılara ve borçlulara bildirileceğini öngörür. Bu hüküm, TMK 621’de düzenlenen ilân yoluyla çağrı usulünü tamamlar: ilânla bildirim, varlığı belgelerden zaten anlaşılan kalemler için bir zorunluluk olmaktan çıkar. Gerekçede belirtildiği üzere, eski metindeki ‘müteveffanın evrakı’ deyimi yerine ‘mirasbırakanın belgeleri’ ifadesi tercih edilmiş ve düzenleme hüküm değişikliği olmaksızın İsviçre Medenî Kanunu kaynağına uygun biçimde iki fıkra hâline getirilmiştir. Amaç, defterin terekenin gerçek mali durumunu eksiksiz yansıtmasını sağlamaktır.
Uygulamada bu hüküm, defterin doğruluğunu güvence altına alan pratik bir araçtır. Tapu kayıtları, banka hesapları, vergi kayıtları gibi resmî kayıtlardan ya da mirasbırakanın sözleşmeleri, senetleri ve ticari defterlerinden açıkça anlaşılan alacak ve borçların deftere işlenmesi için ilgilinin başvurusunu beklemeye gerek yoktur. Bu kalemler, sulh mahkemesince re’sen deftere geçirilir; böylece bir alacaklının veya borçlunun bildirimde bulunmaması yüzünden terekenin tablosunun eksik kalması önlenir. İkinci fıkradaki bildirim yükümlülüğü ise ilgililerin haberdar edilmesini ve gerektiğinde kayda itiraz edebilmelerini sağlar. Örneğin tapuda mirasbırakan lehine görünen bir ipotekli alacak veya aleyhine tescilli bir borç, ilgilisi sessiz kalsa dahi deftere geçirilir ve durum kendisine bildirilir. Bu mekanizma, deftere göre kabul hâlinde mirasçının sorumluluğunun kapsamını belirleyecek olan defterin gerçek ve bütünsel olmasını güvence altına alır.
Doğrudan deftere geçirilmesi gereken bir kalemin atlanması, defterin eksik kalmasına ve buna güvenen mirasçı ile alacaklıların menfaatlerinin zedelenmesine yol açabilir. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi, resmî defterin terekenin gerçek aktif ve pasifini yansıtması gerektiğini, belgelerden varlığı anlaşılan kalemlerin deftere işlenmesinin sürecin sıhhati bakımından zorunlu olduğunu kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakanın bankadaki kredi borcu, banka ayrıca bildirimde bulunmasa bile resmî kayıtlardan anlaşıldığı için TMK Madde 622’nin birinci fıkrası uyarınca deftere doğrudan geçirilir ve durum bankaya bildirilir. Böylece mirasçı, deftere göre kabul ettiğinde sorumlu olacağı borçların gerçek tablosunu görmüş olur; alacaklı banka ise alacağının deftere kaydedildiğini öğrenerek hak kaybına uğramaktan korunur.
