TMK 638. Madde
(1) Miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde, tereke veya terekeye dahil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir.
(2) Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.
TMK 638. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 578 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 599 uncu maddesine uygun olarak iki fıkra hâ line getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddeyi karşılayan 1984 tarihli Öntasarının 562 nci maddesinde terekenin ya da tereke malının zilyetlik hükümlerine göre “teslim edileceği”nden söz edilmektedir. Buradaki “teslim edilir” sözcüğüisabetli bulunmamış, bunun yerine “verilir” sözcüğükullanılmıştır. Zira tereke ya da terekeye dahil mal sadece teslim edilerek değil, başka yolla da verilebilir. Paranın havale edilmesi, hesaplar arasımahsup ve takas, hesaba virman geçilmesi vb. Maddenin ikinci fıkrası, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesinin arılaştırılmak suretiyle tekrarından ibarettir.
Açıklama
TMK Madde 638, miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde doğacak sonuçları düzenleyerek davanın koşullarını belirleyen TMK m.637 ile zamanaşımını gösteren TMK m.639 arasında köprü kurar. Hüküm, davayı kazanan mirasçıya terekenin veya terekeye dahil malın hangi esaslara göre verileceğini ve davalının zamanaşımıyla kazanma savunmasına neden başvuramayacağını gösterir. Gerekçeye göre madde, eski Kanun’un 578. maddesini karşılamakta olup hüküm değişikliği içermez; yalnızca dilde sadeleştirilmiştir. Maddede bilinçli olarak “teslim” yerine “verilir” sözcüğü tercih edilmiştir; çünkü tereke yalnızca fiziki teslimle değil, paranın havalesi, hesaplar arası mahsup ve takas, virman gibi yollarla da intikal edebilir. Malın iade biçiminde ise zilyetliğe ilişkin TMK m.993 ve devamı hükümlerine atıf yapılır.
Uygulama bakımından birinci fıkra, davanın kabulüyle birlikte malın iyiniyetli veya kötüniyetli zilyetliğe ilişkin kurallara göre verilmesini öngörür. İyiniyetli davalı, TMK m.993-995 uyarınca yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları isteyebilir, topladığı semereleri çoğu kez iade etmek zorunda kalmaz; buna karşılık kötüniyetli davalı TMK m.995 gereği elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği tüm ürünleri ve uğranılan zararları tazminle yükümlüdür. İkinci fıkra ise davalıya kesin bir yasak getirir: davalı, tereke malını ne olağan ne de olağanüstü zamanaşımıyla kazandığını ileri sürebilir. Bu yasak, mirasçının üstün hakkını tek başına zilyetlik süresiyle bertaraf etmeyi engelleyerek miras hukukunun bütünlüğünü korur ve istihkak davasını gerçek anlamda etkili kılar.
Davanın kabulüyle birlikte mal mirasçıya geçer ve davalı, zilyetlik hükümlerinin niteliğine göre semere ve masraflardan sorumlu tutulur; zamanaşımıyla kazanma savunması ise baştan dinlenmez. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi kararlarında, istihkak davasında davalının kazandırıcı zamanaşımı savunmasının TMK m.638/2 gereği kabul edilemeyeceği, ancak davanın kendisinin TMK m.639’daki sürelere tabi olduğu açıkça belirtilmektedir. Somut bir örnek: mirasbırakanın taşınmazını on iki yıldır tapuda tescilsiz elinde bulunduran kötüniyetli bir kişi, istihkak davasında “olağanüstü zamanaşımıyla mülkiyeti kazandım” diyemez; mahkeme bu savunmayı reddederek taşınmazı gerçek mirasçıya verir, kötüniyetli zilyet ise elde ettiği kira gelirlerini iade etmek zorunda kalır. Böylece TMK Madde 638, mirasçının korunmasını somut sonuçlarla güvence altına alır.
