TMK ▸ Madde 637
Madde 636
MADDE 637

A. Koşulları

Madde Listesi
Madde 638

TMK 637. Madde

(1) Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.

(2) Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.

(3) Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alır.

TMK 637. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 577 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin ikinci ve üçüncücümleleri üçüncüfıkra hâ line dönüştürülmüş ve ayrıca metne yeni ikinci fıkra eklenmiştir. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki “racih bir hakka malik olduğuna zahip olan kimse” ifadesi yerine “mirasçılıktaki üstün hakkını” ifadesi kullanılmıştır. Bunun yerine maddeye eklenen yeni ikinci fıkra ile davacının üstün hak sahibi olduğunu iddia etmesi hâ llerini de içine alacak şekilde hâ kimin, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıklarıda çözmesi esasıkabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasıyla getirilen yeni hükme benzer hüküm 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25 inci maddesinde de yer almaktadır. Bu yeni hüküm ile usul ekonomisi sağlanmak istenmiştir. Hâ kimin miras sebebiyle istihkak davasıvesilesiyle mirasçılık sıfatıtartışmalı ise, öncelikle bunu da çözmesi düşünülmüştür.

Açıklama

637. madde, mirasçıların mirasın reddi ve resmî defter tutulması içinde koşulları konusunu ele alarak mirasçıya, tereke üzerinde sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği konusunda bilinçli seçim imkânı sağlayan koruma amacına dönük bir kural ortaya koymaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası…” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 577. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece mirasçıya, tereke üzerinde sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği konusunda bilinçli seçim imkânı sağlayan koruma bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.

Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebeb…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli her türlü önlemi alı…” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, terekenin borca batık olup olmadığı, sulh hâkimliğine başvuru, üç ay süre, defter tutma bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.

Madde, TMK 605-639, İcra ve İflas Kanunu m.178-179, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Noterlik Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. koşullarına ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 637. maddeyi değil, TMK 605 (reddin süresi), 606 (usul), 612 (borca batık tereke), 616 (red beyanı), 619 (resmî tasfiye) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 637. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında, koşulları konulu davalarda maddenin koruduğu menfaatin niteliğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Kararlarda öne çıkan ortak ölçüt; iddianın somut olayda maddenin unsurlarını tam karşılayıp karşılamadığı ve karşı tarafın savunmasının hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Hak düşürücü sürelerin re’sen gözetileceği, zamanaşımının ise ileri sürülmesi halinde değerlendirileceği de yerleşik kabul görmektedir.

Pratik açıdan 637. madde, hem dava açılırken hem de savunma kurulurken dikkatle işlenmelidir. koşulları iddiasının unsurları dilekçede sistematik biçimde sunulmalı; her unsur için hangi delile başvurulacağı HMK m.194 çerçevesinde açıkça gösterilmelidir. Karşı tarafın savunmasında kullanabileceği def’iler (zamanaşımı, ifa, takas, dürüstlük kuralı) önceden öngörülmeli; bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar için usulüne uygun talep açılışta yapılmalıdır. Bu metodolojik titizlik, mirasçıların mirasın reddi ve resmî defter tutulması alanındaki davaların öngörülebilir biçimde sonuçlanmasına hizmet eder.

Son değerlendirmede koşulları kapsamındaki davalarda başvurulacak yöntem şu üç aşamadan oluşur: ilk olarak maddenin sözünden hareketle hükmün kapsamı belirlenir; ardından sistematik konum ve komşu hükümler (TMK 605 (reddin süresi), 606 (usul), 612 (borca batık tereke), 616 (red beyanı), 619 (resmî tasfiye)) ışığında yorum yapılır; son olarak da somut olayın koşulları hakkaniyet süzgecinden geçirilir. Bu aşamalı yaklaşım, Yargıtay’ın bozma sebeplerinden birini —maddenin dar veya geniş yorumu— ortadan kaldırır. Avukat ve hâkim için ortak nokta; maddenin lafzına sadık kalırken özünden uzaklaşmamak, öz adına lafzı bertaraf etmemektir.

Madde 636
MADDE 637

A. Koşulları

Madde Listesi
Madde 638
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-637/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık