TMK ▸ Madde 648
Madde 647
MADDE 648

II. Paylaşmaya kayyımın katılması

Madde 649

TMK 648. Madde

(1) Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.

TMK 648. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 588 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığıiçeriğine uygun olarak değiştirilmiştir. Yürürlükteki metinde hâ kimin, mirasçı yerine kaim olarak taksime iştirak edeceği belirtilmiştir. Ancak hâ kim, mirasçılar uyuşmadığızaman paylaştırmayıgerçekleştirmekle de görevlidir. Aynıhâ kimin hem paylaştırmayıgerçekleştirmesi hem de mirasçılardan biri yerine onun (dolayısıyla alacaklının) yararlarınıkorumak için paylaştırma ya katılmasıuygun bir çözüm değildir. Bu sebeple maddede sulh hâ kiminden, maddedeki koşullar gerçekleştiğinde, paylaşma ya katılmak üzere bir kayyım atanmasının istenebileceği kabul edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 648, miras ortaklığında mirasçının alacaklılarının menfaatini paylaşma sürecine taşıyan özel bir koruma hükmüdür ve miras ortaklığını düzenleyen TMK m.640 ile paylaşmaya kayyım katılımının çerçevesini çizen vesayet hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Hükmün koruma alanına giren üç tür alacaklı vardır: açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış olan, bu payı haczettirmiş bulunan veya elinde söz konusu mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı. Bu alacaklılara tanınan yetki, ilgili mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere sulh hâkiminden bir kayyım atanmasını istemektir. Hüküm yürürlükteki eski Kanunun 588. maddesini karşılamakta olup kenar başlığı içeriğine uygun biçimde değiştirilmiştir.

Hükmün getirdiği çözüm, eski düzenlemedeki bir kurumsal çatışmayı gidermek için tasarlanmıştır. Önceki metinde hâkimin bizzat mirasçı yerine geçerek paylaşmaya katılması öngörülmüştü; ancak aynı hâkim hem mirasçılar uyuşamadığında paylaştırmayı gerçekleştirmekle hem de alacaklının yararını korumak için paylaşmaya katılmakla görevlendirildiğinde tarafsızlık ve görev bütünlüğü zedeleniyordu. Yeni düzenleme bu sakıncayı, paylaşmaya katılma görevini bağımsız bir kayyıma devrederek aşar. Maddede sayılan koşullar gerçekleştiğinde alacaklı, sulh hâkiminden kayyım atanmasını isteyebilir; atanan kayyım, borçlu mirasçının paylaşmadaki menfaatini ve dolayısıyla alacaklının haklarını gözeterek sürece katılır. Böylece hâkim, hem paylaştırmayı yöneten hem de bir tarafı temsil eden çelişkili konumdan kurtarılmış olur.

Hükmün pratik sonucu, borçlu bir mirasçının paylaşma sırasında alacaklısının zararına davranmasını veya pasif kalarak payını değersizleştirmesini önlemektir; kayyım, paylaşmanın alacaklı aleyhine sonuç doğurmamasını denetler. Yargıtay içtihadı, bu kayyım atanması isteminin alacağın ve dayanak belgenin (haciz, temlik veya aciz belgesi) varlığının somut biçimde ispatına bağlı olduğunu, soyut iddiayla kayyım atanamayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: bir mirasçının pay alacağını icra takibinde haczettiren banka, paylaşma görüşmelerinde bu mirasçının terekedeki değerli taşınmazı düşük değerle başka bir mirasçıya bırakarak alacağı etkisizleştirmesinden endişe ediyorsa, sulh hâkiminden kayyım atanmasını isteyebilir; atanan kayyım paylaşmaya katılır ve borçlu mirasçının payına düşen değerin gerçek karşılığını alacaklının takip edebileceği biçimde korur. Bu mekanizma, miras ortaklığının elbirliği yapısının alacaklı haklarını boğmasını engeller.

Madde 647
MADDE 648

II. Paylaşmaya kayyımın katılması

Madde 649