TMK 651. Madde
(1) Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir.
(2) Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.
(3) Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır. Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hâkimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir.
TMK 651. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 591 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde bulunmayan fakat kaynak İsviçre Medenî Kanununun 612 nci maddesinin üçüncüfıkrasında yer alan hükme uygun olarak maddenin üçüncüfıkrasında da satışın mirasçılardan birinin istemi üzerine artırma yoluyla yapılacağıöngörülmüştür. Böylece 127 mirasçılardan hiçbirinin artırma yoluyla satışisteminde bulunmamasıhâ linde satışın artırma yoluna gidilmeksizin de gerçekleştirilebileceği açıklanmışolmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 651, miras paylaşımında tereke içindeki belirli malların akıbetini düzenleyen tamamlayıcı bir hükümdür ve paylaşmanın genel kurallarını tamamlayan TMK m.642 ile m.650 ile birlikte okunmalıdır. Hükmün normatif çekirdeği, bir tereke malının değerinde önemli azalma olmaksızın bölünüp bölünemeyeceği ayrımına dayanır. Eğer söz konusu mal niteliği gereği parçalanamıyorsa, örneğin bir taşınmaz imar mevzuatındaki asgari parsel büyüklüğü kuralları sebebiyle ya da bir işletme bütünlüğünü yitirmeden ayrılamıyorsa, kanun bu malın bir bütün olarak mirasçılardan birine özgülenmesini öngörür. Bu çözüm, taşınmaz hukukundaki bölünme yasaklarıyla ve aile malvarlığının dağılmasını önleme amacıyla uyumludur. Hüküm, İsviçre Medeni Kanunu m.612’den alınmış olup kaynak metnin satışa ilişkin üçüncü fıkrasını da bünyesine katmıştır.
Uygulamada hükmün işleyişi kademeli bir sıralamaya tabidir. Önce mirasçıların malın bölünmesi veya bir mirasçıya özgülenmesi konusunda anlaşıp anlaşamadıklarına bakılır; anlaşma sağlanırsa irade serbestisi esastır. Anlaşma sağlanamadığı takdirde, ikinci fıkra gereğince mal satılır ve elde edilen bedel miras payları oranında bölüştürülür. Satışın hangi yöntemle yapılacağı da düzenlenmiştir: kural olarak satış pazarlık yoluyla mümkünken, mirasçılardan yalnızca biri dahi istemde bulunursa satış artırma yoluyla gerçekleştirilir. Artırmanın yalnızca mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağı hususunda mirasçılar uzlaşamazlarsa, bu konuda karar verme yetkisi sulh hâkimine aittir. Hâkim, terekenin korunması ve adil bedel oluşması arasında denge gözeterek karar verir.
Hükmün yaptırımsal sonucu, mirasçıların uzlaşmaması hâlinde malın aynen paylaştırılmasının yerini cebri satışın almasıdır; böylece ortaklık paraya çevrilerek sona erdirilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, taşınmazların aynen taksiminin mümkün olup olmadığının bilirkişi marifetiyle araştırılmasını, ancak bunun mümkün olmadığı belirlendiğinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini aramaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: üç çocuğa kalan ve tek bir daireden ibaret tereke, fiziken üçe bölünemeyeceğinden, kardeşlerden biri daireyi devralmaya istekli ve diğerlerinin payını ödemeye razıysa daire ona özgülenir; hiçbiri uzlaşmazsa ve içlerinden biri açık artırma talep ederse, sulh hâkimi açık artırmanın kapsamına karar vererek dairenin satılmasına ve bedelin üç pay hâlinde dağıtılmasına hükmeder. Bu mekanizma, çekişmeli paylaşımlarda tıkanıklığı çözen pratik bir araç işlevi görür.
