TMK ▸ Madde 740

TMK 740. Madde

(1) Komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.

(2) Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyvaları toplama hakkına sahip olur.

(3) Komşu ormanlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.

TMK 740. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 664 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı İsviçre aslıolan 687 nci maddede olduğu gibi “Bitkiler” şeklinde değiştirilmiştir. Madde kenar başlığı ile birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur. 144

Açıklama

TMK Madde 740, komşu taşınmaza taşan dal ve köklere ilişkin temel kuralı düzenler ve eski Kanunun 664. maddesini, İsviçre Medeni Kanununun 687. maddesine uygun biçimde karşılar. Hüküm, bir taşınmazdaki ağaç veya bitkinin dal ya da köklerinin komşu araziye taşması ve orada zarar vermesi hâlinde komşuya kendini koruma yetkisi tanır. Bu yetki, mülkiyetin sınırlarını aşan fiziksel bir müdahaleye karşı dürüstlük kuralıyla dengelenmiş bir savunma aracıdır. Madde, m.737’deki komşuluk taşkınlığı yasağı ile m.683’teki mülkiyetin korunması ilkesinin somutlaştığı bir alandır; ağaç sahibinin mülkiyet hakkı ile komşunun arazisinden serbestçe yararlanma hakkı arasında, önce uyarı sonra müdahale sıralamasıyla bir uzlaşma kurar.

Uygulama mekanizması kademeli bir prosedüre dayanır. Komşu, doğrudan kesme yetkisini hemen kullanamaz; önce taşan dal ve köklerin kaldırılmasını ağaç malikinden istemeli ve ona uygun bir süre tanımalıdır. Bu süre içinde malik dal ve kökleri kaldırmazsa, ancak o zaman komşu bunları kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Burada “zarar verme” koşulu aranır; salt taşma değil, ekili araziye, yapıya veya kullanıma fiilî zarar gerekir. İkinci fıkra bir denge ögesi içerir: ekili veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyveleri toplama hakkını kazanır; yani katlanmanın karşılığında bir yararlanma tanınır. Üçüncü fıkra ise komşu ormanları bu rejimin dışında tutarak orman ekosisteminin bütünlüğünü korur ve 6831 sayılı Orman Kanununun özel rejimine öncelik verir.

Sonuçlar bakımından komşu, usule uygun davranıp süre tanıdıktan sonra kestiği dal ve kökler üzerinde mülkiyet kazanır; süre tanımadan veya zarar koşulu gerçekleşmeden yapılan kesim ise haksız fiil oluşturur ve ağaç maliki tazminat isteyebilir. Yargıtay, m.740 uygulamasında önce ihtar ve uygun süre koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğini, taşan unsurların gerçekten zarar verip vermediğini keşif ve bilirkişiyle araştırmayı zorunlu görür. Somut örnek: komşusunun bahçesinden taşarak evinin temeline ve bahçe duvarına zarar veren ceviz ağacının kökleri için malik, önce komşusuna yazılı ihtar gönderip makul süre vermeli; bu sürede kökler kaldırılmazsa kendi sınırı içindeki kökleri kesip atabilir. Buna karşılık üzerine dalların taştığı ekili tarladan ürün toplayan malik, o dallarda yetişen meyveleri toplayabilir. Hüküm değişikliği yoktur.