TMK ▸ Madde 749

TMK 749. Madde

(1) Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyete ilişkin hükümler saklı kalmak üzere; her arazi maliki, taşınmazının sınırının çit veya duvar gibi sınırlıklarla çevrilmesi için yapılan giderleri karşılar.

(2) Arazinin sınırlıklarla çevrilmesi yükümlülüğü ve biçimine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.

TMK 749. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 673 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddenin kenar başlığı “Hail” şeklindedir. 1971 tarihli Tasarıda bu madde için kullanılan “Sınırlık” ifadesi isabetli bulunduğundan, bu ifadeden esinlenerek maddenin kenar başlığı “Sınırlıklar” olarak düzenlenmiştir. Madde İsviçre aslıolan 697 nci maddeye uygun olarak iki fıkra hâ line getirilmiştir. Birinci fıkrada sınırlıklar üzerinde paylımülkiyete ilişkin hükümler saklıtutulmuştur. Bu saklıtutulan hükümler dışında, her arazi malikinin, taşınmazının sınırının çit ve ya duvar gibi sınırlıklarla çevrilmesi giderlerine katlanmasızorunluluğu getirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında sınırlıklarla çevrilme yükümlülüğü ve biçimine ilişkin özel kanun hükümlerinin saklıolduğu hükme bağlanmıştır.

Açıklama

TMK Madde 749, arazi malikinin taşınmazını çit veya duvar gibi sınırlıklarla çevirmesi hâlinde bunun giderlerine kimin katlanacağını düzenleyen bir komşuluk hukuku hükmüdür. Norma göre, sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyete ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, her arazi maliki taşınmazının sınırının çit veya duvar gibi sınırlıklarla çevrilmesi için yapılan giderleri kendisi karşılar. İkinci fıkra, arazinin sınırlıklarla çevrilmesi yükümlülüğüne ve biçimine ilişkin özel kanun hükümlerini saklı tutar. “Sınırlık” terimi, eski “hail” kavramının yerine, iki taşınmazı birbirinden ayıran çit, duvar, tel örgü ve benzeri her türlü fiziksel ayırıcıyı kapsayacak biçimde kullanılmıştır. Hüküm, taşınmazın bütünleyici parçalarını ve mülkiyetin kapsamını belirleyen TMK m.684 ile sınır uyuşmazlıklarına dair TMK m.720’i tamamlar; sınırlığın paylı mülkiyete konu olması hâlinde ise TMK m.688 vd. devreye girer.

Hükmün işleyişi, kural olarak her malikin kendi sınırını çevirme giderine kendisinin katlanması esasına dayanır. Buna göre bir malik, taşınmazını komşu parselden ayıran bir çit veya duvar yaptırmak isterse, bu işin masrafı kendisine aittir; komşusunu bu gidere zorla ortak edemez. Ancak bu kuralın iki önemli istisnası vardır. Birincisi, sınırlığın bizzat iki taşınmaz arasındaki sınır üzerinde ve ortak biçimde kurulması durumunda, sınırlık paylı mülkiyete konu olabilir; bu hâlde paylı mülkiyet hükümleri uyarınca giderlere ortak katlanma gündeme gelir ve birinci fıkranın “saklı kalmak üzere” kaydı tam da bu durumu işaret eder. İkincisi, ikinci fıkra uyarınca özel kanunlar bazı yerlerde sınırlıkla çevirmeyi zorunlu kılabilir veya çevirmenin biçimini belirleyebilir; örneğin imar mevzuatı, belediye yönetmelikleri ya da tarımsal alanlara ilişkin düzenlemeler, çit ve duvarın yüksekliği, malzemesi ve zorunluluğu konusunda kurallar getirebilir ve malik bunlara uymak zorundadır.

Bu düzenlemenin sonucu, sınırlık giderinin kural olarak işi yaptıran malike yüklenmesi, ancak sınırlık ortak ve paylı ise giderin paydaşlar arasında bölüşülmesidir. Yargıtay, sınırlık ve müşterek duvar uyuşmazlıklarında çit veya duvarın tam olarak sınır çizgisi üzerinde mi yoksa bir parselin içinde mi bulunduğunu, dolayısıyla paylı mülkiyete konu olup olmadığını saptamakta ve gider yükümlülüğünü buna göre dağıtmaktadır. Somut bir örnek: bir bahçe sahibi, taşınmazını yoldan ve komşusundan ayırmak için kendi parseli içinde tel örgü çekerse, bu masrafa tek başına katlanır ve komşusundan katkı isteyemez; buna karşılık iki komşu, ortak sınır üzerine birlikte bir duvar örerlerse, bu duvar paylı mülkiyete tâbi olacağından bakım ve yapım giderlerini eşit veya kararlaştırdıkları oranda paylaşırlar. İmar planının ön bahçe çitini zorunlu kıldığı yerlerde ise malik, TMK m.749/2’nin gönderme yaptığı özel kurallar uyarınca bu yükümlülüğe uymakla yükümlüdür.