TMK ▸ Madde 763

TMK 763. Madde

(1) Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir.

(2) Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur.

TMK 763. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 687 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlıklarıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak hüküm olan İsviçre Medenî Kanununun 714 üncü maddesine uygun olarak iki fıkra hâ line getirilmiştir. Birinci fıkrada, doktrindeki açıklamalar ve mehaz madde göz önünde tutularak, taşınır mülkiyetinin nakli için “teslim”in değil “zilyetliğin devri”nin gerekli olduğu belirtilmiştir. Çünküzilyetlik, teslim ile devredilebileceği gibi teslim olmadan da devredilebilir. Maddenin ikinci fıkrasındaki “kazanmanın korunduğu hâ llerde” ifadesi, “iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse”nin, bu andan itibaren bir taşınır malın mülkiyetini kazanacağınıda açıklamaktadır.

Açıklama

TMK Madde 763, taşınır mülkiyetinin devren kazanılmasının temel kuralını ortaya koyar. Birinci fıkraya göre, taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Kanun koyucu burada bilinçli bir tercihle ‘teslim’ yerine ‘zilyetliğin devri’ kavramını kullanmıştır; çünkü zilyetlik, eşyanın elden ele teslimiyle devredilebileceği gibi, teslim olmaksızın da hükmen teslim (m.766), zilyetliğin havalesi ya da kısa elden teslim gibi yollarla devredilebilir. Böylece taşınır mülkiyetinin geçişi, salt fiziki teslime indirgenmemiş, zilyetliğin her türlü hukuki devir biçimini kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Düzenleme, İsviçre Medeni Kanununun 714. maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiş ve doktrindeki açıklamalar ile mehaz madde gözetilerek kaleme alınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası, eşya hukukunun en önemli koruma kurallarından birini, yani iyiniyetli zilyetlikle kazanmayı düzenler. Buna göre, bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur. Bu kural, gerçekte malik olmayan ya da tasarruf yetkisi bulunmayan bir kişiden eşyayı devralan iyiniyetli kişiyi korur; yeter ki devralan, devredenin malik olduğuna ya da devir yetkisine sahip olduğuna dürüstlük kuralına uygun biçimde inanmış olsun. ‘Kazanmanın korunduğu hâllerde’ ifadesi, iyiniyetli kazananın hangi andan itibaren mülkiyeti edineceğini ve hangi sınırlamalara tabi olduğunu (örneğin çalınmış ya da kaybedilmiş eşyada zilyetlik hükümlerinin getirdiği istisnaları) belirten zilyetlik kurallarına yollama yapar.

Bu düzenlemenin sonucu, ticari hayatta işlem güvenliğinin sağlanmasıdır: malını iyiniyetli üçüncü kişiye kaptıran asıl malik, kural olarak eşyasını geri isteyemez ve hakkını ancak yetkisiz devredene karşı tazminat yoluyla arayabilir. Yargıtay, iyiniyetin devir anında mevcut olması gerektiğini, alıcının eşyanın geçmişini araştırma yükümlülüğünün somut şüphe doğuran hâllerle sınırlı olduğunu kabul eder. Somut bir örnekle: bir kişi, gerçek malik olmadığı hâlde elinde bulundurduğu bir bilgisayarı bir başkasına satarsa, alıcı bu durumu bilmiyor ve bilebilecek durumda değilse, zilyetliğin devriyle bilgisayarın maliki olur; asıl malik eşyasını alıcıdan geri alamaz. TMK Madde 763 böylece hem mülkiyetin devrini hem iyiniyetli kazananın korunmasını güvence altına alır.