TMK 767. Madde
(1) Sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren kimse, onun maliki olur.
TMK 767. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 691 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki “Sahipsiz eşya” olan kenar başlık, “Sahipsiz şeyler” olarak değiştirilmiş, maddede “Sahipsiz bir malıihraz eden…” ifadesi yerine “zilyetliğine geçiren” ifadesi kullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 767, taşınır mülkiyetinin aslen kazanılma yollarından en temel olanını, yani sahipsiz bir taşınırın sahiplenilmesini düzenler. Maddeye göre, sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren kimse onun maliki olur. Bu düzenleme, hiç kimsenin mülkiyetinde olmayan ya da maliki tarafından mülkiyetten vazgeçilerek terk edilmiş taşınırların yeni bir malike kavuşmasını sağlayan ihraz (sahiplenme) kurumunu ifade eder. Eski metindeki ‘sahipsiz bir malı ihraz eden’ ifadesi yerine, kavramı daha açık biçimde yansıtan ‘zilyetliğine geçiren’ ifadesi tercih edilmiştir. Bu kazanım, başka bir kişinin hakkından türemediği için aslen kazanma niteliği taşır ve önceki bir malikin hakkına dayanan devren kazanmadan (m.763) açıkça ayrılır.
Maddenin uygulanması iki kurucu unsurun bir arada gerçekleşmesine bağlıdır. Birincisi, taşınırın sahipsiz olmasıdır; yani ya hiç malike sahip olmamış (av hayvanı, doğada bulunan deniz kabuğu gibi) ya da maliki tarafından mülkiyetten vazgeçme iradesiyle terk edilmiş olmalıdır. Sadece kaybedilmiş bir eşya sahipsiz sayılmaz; kaybedilmiş eşya, m.769 ve devamındaki bulunmuş eşya rejimine tabidir. İkincisi, sahiplenen kişinin malik olmak iradesiyle, yani fiili hâkimiyeti malik gibi kurma niyetiyle taşınırın zilyetliğine geçirmesidir. Bu irade, eşya üzerinde geçici ya da başkası adına değil, kendi adına mülkiyet kurma yönünde olmalıdır. İki unsur birleştiğinde mülkiyet, başka hiçbir işleme, tescile ya da bildirime gerek olmaksızın kendiliğinden ve doğrudan kazanılır.
Bu kazanmanın sonucu, sahiplenen kişinin eşya üzerinde tam ve sınırsız bir mülkiyet hakkı elde etmesidir; artık eşyayı kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkileri ona ait olur. Yargıtay, bir eşyanın sahipsiz sayılabilmesi için terk iradesinin açıkça ortaya konması gerektiğini, tereddüt hâlinde eşyanın terk edilmiş değil kaybedilmiş kabul edileceğini vurgular. Somut bir örnekle: bir kişi, malikinin çöpe atarak açıkça vazgeçtiği bir mobilyayı alıp kendi evine taşırsa, malik olma iradesiyle zilyetliğe geçirdiği için onun maliki olur. Buna karşılık sokakta düşmüş bir cep telefonu sahipsiz sayılmaz; bu, kaybedilmiş eşya olarak bildirim ve iade yükümlülüğü doğurur. TMK Madde 767 böylece sahipsiz taşınırın yeni bir mülkiyet düzenine kavuşmasını basit ve etkili bir kuralla sağlar.
