TMK ▸ Madde 778

TMK 778. Madde

(1) Taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça yalnız zilyetliğin kaybıyla sona ermez.

TMK 778. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 702 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlıklarıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Kenar başlık kısaca “Kaybedilmesi” şeklinde yazılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 778, taşınır mülkiyetinin kaybedilmesi hâllerini düzenleyerek bu mülkiyetin hangi durumlarda sona ereceğini açıklığa kavuşturur. Taşınır eşyada mülkiyet, kural olarak zilyetliğin devriyle el değiştirir; ancak zilyetliğin geçici olarak yitirilmesi her zaman mülkiyetin de kaybı anlamına gelmez. Kanun, taşınır mülkiyetinin malik tarafından terk edilmedikçe veya başkası tarafından kazanılmadıkça yalnızca zilyetliğin kaybıyla sona ermeyeceğini hükme bağlar. Böylece malik, eşyanın fiilî hâkimiyetini kaybetse dahi, terk iradesi göstermediği ve eşyayı başkası kazanmadığı sürece mülkiyetini korur. Gerekçede belirtildiği gibi hüküm mülga 743 sayılı Kanun’un 702. maddesini karşılamakta, kenar başlığı kısaca ‘kaybedilmesi’ olarak yazılmış ve arılaştırılarak yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin işleyişinde iki sona erme yolu öne çıkar. Birincisi malikin terk iradesidir; malik eşya üzerindeki mülkiyetten vazgeçme niyetiyle zilyetliği bıraktığında mülkiyet sona erer ve eşya sahipsiz hâle gelir, sahiplenme yoluyla başkası tarafından kazanılabilir. İkincisi ise eşyanın başkası tarafından kazanılmasıdır; örneğin kaybolan eşyayı bulup gerekli koşulları yerine getiren kişi ya da eşyayı iyiniyetle edinen üçüncü kişi mülkiyeti kazandığında, eski malikin mülkiyeti son bulur. Bu iki sebebin dışında, salt zilyetliğin yitirilmesi mülkiyeti düşürmez. Dolayısıyla bir eşyanın kaybolması, çalınması ya da elden gitmesi tek başına malikin hakkını ortadan kaldırmaz; malik, eşyayı bulduğunda ya da yeniden ele geçirdiğinde mülkiyet hakkını sürdürür. Bu denge, malikin hakkını koruma ile dolaşım güvenliğini sağlama arasında ölçülü bir orta yol kurar.

Bu düzenlemenin pratik sonucu, kaybolan ya da çalınan taşınırlarda malikin hakkının korunmasıdır. Örneğin, bir kişinin parkta unuttuğu saatin zilyetliğini kaybetmesi mülkiyetini sona erdirmez; saat bir başkası tarafından usulüne uygun biçimde kazanılmadıkça malik onu geri isteyebilir. Buna karşılık malik saati açıkça terk etme iradesiyle çöpe attıysa, mülkiyeti sona erer ve saati sahiplenen kişi onu kazanır. Yargıtay uygulamasında, salt zilyetlik kaybının mülkiyeti düşürmediği, sona erme için ya terk iradesinin ya da başkasının kazanmasının aranacağı kabul edilmektedir. Bu yönüyle TMK Madde 778, taşınır mülkiyetinin sürekliliğini güvence altına alarak malikin hakkını geçici zilyetlik kayıplarına karşı koruyan temel bir hükümdür.