TMK ▸ Madde 779

TMK 779. Madde

(1) Taşınmaz lehine irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar.

(2) Yapma borçları, irtifaka başlı başına konu olamaz; ona ancak yan edim olarak bağlanabilir.

TMK 779. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 703 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Kenar başlık kısaca “Konusu” şeklinde yazılmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan “kullanmağa ait bazıtasarruflara rıza göstermeğe” ibaresi yerine “yüklütaşınmazıbelirli şekilde kullanmasına katlanmaya” ibaresi kullanılmıştır. Çünkü “tasarruf” deyimi, teknik bir kavram olarak, haklar üzerinde doğrudan doğru ya etkili hukukî işlemler için kullanılmaktadır.

Açıklama

TMK Madde 779, taşınmaz lehine irtifak hakkının konusunu ve içeriğini tanımlar. Bu hak, bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yüktür; yüklü taşınmaz malikini, mülkiyet hakkının kendisine sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya ya da yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar. Görüldüğü üzere irtifak, yüklü taşınmaz maliki için ya bir yapmama (kaçınma) ya da bir katlanma yükümlülüğü doğurur. İkinci fıkra ise önemli bir sınır çizer: yapma borçları irtifaka başlı başına konu olamaz, ancak yan edim olarak bağlanabilir. Gerekçede belirtildiği gibi hüküm mülga 743 sayılı Kanun’un 703. maddesini karşılamakta; eski metindeki ‘tasarruflara rıza göstermeğe’ ibaresi yerine ‘belirli şekilde kullanmasına katlanmaya’ ifadesi benimsenmiştir.

Maddenin işleyişinde belirleyici olan, irtifakın asıl konusunu oluşturabilecek edim türleridir. Yüklü taşınmaz maliki ya mülkiyetinden doğan belli yetkileri kullanmaktan kaçınır; örneğin taşınmazına belli bir yükseklikten fazla yapı yapmaktan kaçınma yükümlülüğü altına girer. Ya da yararlanan taşınmaz malikinin kendi taşınmazını belirli biçimde kullanmasına katlanır; geçit hakkında olduğu gibi yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazdan geçmesine ses çıkarmaz. Buna karşılık, malikin aktif bir edimde bulunmayı, yani olumlu bir iş görmeyi sürekli üstlenmesi irtifakın asıl konusu olamaz; çünkü irtifak özünde olumsuz ya da katlanma içerikli bir yüktür. Yapma borçları yalnızca asıl irtifaka bağlı yan edim olarak kabul edilebilir; örneğin bir geçit irtifakına bağlı olarak yolun bakımının üstlenilmesi gibi tâli yükümlülükler mümkündür.

Bu düzenlemenin pratik sonucu, irtifak kurulurken malike yüklenebilecek edimlerin sınırının doğru çizilmesidir. Örneğin, bir taşınmaz lehine kurulan manzara irtifakında yüklü taşınmaz maliki belli bir kotun üzerinde inşaat yapmaktan kaçınmakla yükümlü tutulabilir; ancak komşusunun bahçesini sürekli sulamak gibi bağımsız bir yapma borcu tek başına irtifak konusu yapılamaz, olsa olsa asıl hakka bağlı yan edim olur. Yargıtay uygulamasında, irtifakın özünün kaçınma veya katlanma yükümlülüğü olduğu, sürekli olumlu edim yükleyen düzenlemelerin irtifak niteliği taşımadığı vurgulanmaktadır. Bu yönüyle TMK Madde 779, irtifak hakkının kavramsal çerçevesini ve içerik sınırlarını net biçimde belirleyen temel bir tanım hükmüdür.