TMK 789. Madde
(1) Tarla yolu, yaya veya araba geçidi gibi geçit hakları ile hayvan otlatma, hayvan sulama, tarlalara veya arklara su alma hakları ve benzeri hakların kapsamını belirlemede taraflar arasındaki anlaşma veya özel kanun hükümleri, yoksa yerel âdet uygulanır.
TMK 789. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Kaynak İsviçre Medenî Kanununun tarla yolu, ya ya ve ya araba geçidi gibi geçit hakları ile hayvan otlatma, hayvan sul ama, tarlalara ve ya arklara su alma gibi hakların özel olarak düzenlenmedikleri takdirde, bunların kanton hukukuna ve mahallîâ dete göre belirleneceklerini öngören 740 ıncı maddesi, yürürlükteki Kanunumuza alınmamıştır. Oysa, tarımsal özelliği ağır basan Ülkemizde de sözügeçen hakların yerel â detlere dayalı olarak, yaygın biçimde orta ya çıktığıbir gerçektir. Bu durum göz önüne alındığında, İsviçre Medenî Kanununun 740 ıncı maddesinin yürürlükteki Kanuna alınmamışolması, bir eksiklik olarak orta ya çıkmaktadır. İşte bu eksikliği gidermek, özellikle Ülkemizde de kendini gösteren bir ihtiyaca cevap vermek üzere, Ülkemiz yapısına uygun düşecek şekilde, taraflar arasındaki anlaşmanın uzun süreden beri davasız ve iyiniyetli kullanım biçimini de kapsadığıkabul edilerek, “anlaşma ve ya özel kanun hükümleri, yoksa yerel â det uygulanır.” şeklinde kaleme alınarak, bu madde konulmuştur.
Açıklama
TMK Madde 789, tarımsal ve kırsal nitelikli geçit ve yararlanma haklarının kapsamının hangi kurallara göre belirleneceğini düzenler. Tarla yolu, yaya veya araba geçidi gibi geçit hakları ile hayvan otlatma, hayvan sulama, tarlalara veya arklara su alma hakları ve benzeri hakların kapsamını belirlemede önce taraflar arasındaki anlaşma veya özel kanun hükümleri, bunlar yoksa yerel adet uygulanır. Gerekçeye göre bu hüküm, eski Medeni Kanunda karşılığı bulunmayan ve İsviçre Medeni Kanununun 740. maddesindeki boşluğu gidermek üzere getirilmiş özgün bir düzenlemedir. Madde, irtifak haklarının kapsamına ilişkin TMK m.788 ve bakım giderlerini düzenleyen TMK m.790 ile birlikte, kırsal yaşamın gerçeklerine uygun bir irtifak rejimi oluşturur; özel kanunlara yaptığı atıfla mera ve su mevzuatıyla da bağlantılıdır.
Uygulamada bu hüküm, tarımsal özelliği ağır basan bölgelerde yaygın biçimde ortaya çıkan ancak ayrıntılı olarak düzenlenmemiş geçit ve yararlanma haklarının içeriğini doldurmaya yarar. Kapsamın belirlenmesinde basamaklı bir sıra izlenir: önce tarafların açık veya örtülü anlaşması, yoksa konuyu düzenleyen özel kanun hükümleri, bunlar da yoksa o yörede uzun süredir davasız ve iyiniyetle yerleşmiş yerel adet esas alınır. Örneğin bir tarla yolunun genişliği, hangi araçlarla ve hangi mevsimlerde kullanılabileceği ya da bir su arkından ne kadar su alınabileceği, taraflar bunu kararlaştırmamışsa o köyün öteden beri süregelen teamülüne göre tayin edilir. Yerel adet, somut uyuşmazlıkta uzun süreli ve istikrarlı kullanım biçiminin ispatıyla ortaya konur; bu nedenle tanık beyanları ve yerinde keşif önemli rol oynar.
Hükmün sonucu, taraflar arasındaki anlaşma veya özel düzenleme bulunmadığında dahi geçit ve sulama gibi hakların belirsiz kalmaması, yerel teamül yoluyla içeriğinin doldurulmasıdır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, tarla yolu ve su alma gibi kırsal irtifaklarda hakkın kapsamının öncelikle anlaşma ve özel kanuna, bunlar yoksa o yörede yerleşmiş adete göre belirleneceğini, adetin keşif ve tanık delilleriyle saptanması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnekle, iki komşu arazi arasında öteden beri kullanılan bir tarla yolunun genişliği konusunda yazılı bir anlaşma yoksa, o köyde traktörle geçişe elverişli yol kullanımının yerleşik teamül olduğu ispatlandığında, geçit hakkının kapsamı TMK m.789 uyarınca bu adete göre belirlenir. Böylece kırsal yaşamın fiili gerçekleri hukuki güvenceye kavuşturulur.
